YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15174
KARAR NO : 2010/6172
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, … Hazinesi tarafından davalı ile birlikte aleyhlerine … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/621 esas sayılı dosyasında açılan dava neticesinde, … köyü hudutları içerisinde bulunan ve daha önce orman iken 2/B uygulamasıyla orman sınırlarından Hazine adına çıkarılan yerden dolgu malzemesi alındığı gerekçesiyle 29.875,44 TL’nin yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsiline karar verildiğini, hükmün Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nce onanarak ve karar tashihi isteminin de reddine karar verilerek kesinleştiğini, Belediye’ce faiziyle birlikte toplam 80.420,65 TL’nin … Hazinesi’ne ödendiğini, bu bedelden müteselsilen sorumlu olan davalının en az yarısını rücuan ödemesi gerektiğini ileri sürerek 40.210,32 TL’nin ödeme tarihi olan 2.11.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında ihale üzerine Yeşilkaraman köyündeki ocak yerinden alınacak malzemenin …. mahallesindeki depoya taşınması hususunda 26.11.2001 tarihli nakliye sözleşmesi yapıldığını, nakledilen malzemenin davacı belediyeye ait olup, sorumluluklarının malzemeyi taşımaktan ibaret olduğunu, buna rağmen … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/621 esas sayılı ilamında davalı şirketin de Hazine’ye karşı sorumlu olduğu belirtilerek malzeme bedelinin müteselsilen tahsiline karar verildiğini, alınan malzeme ile belediye tarafından yol ve sokak yapıldığını ve bundan kazanç sağlayanın belediye olduğunu, malzemenin sözleşme gereği taşınması işi yapan şirketin malzeme bedelini ödemekten sorumlu olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında aktedilen 26.11.2001 tarihli sözleşme ile, ihale ile kararlaştırılan bedel karşılığında davalı tarafından Belediyece belirlenen ocak yerinden stabilize malzemenin yine Belediye’ye ait depo yerine yükleme ve nakliyesi işi yapılacak olup malzemenin temini ve stok sahalarına figüresinin davacı tarafından yapılacağı kabul edilmiştir. Dava dışı … Hazinesi’nce, tarafların malzeme çektiği sahanın öncesi devlet ormanı iken Hazine adına orman sahası dışına çıkarılan alan olduğundan bahisle taraflar aleyhine … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/621 esas sayılı dosyasında tazminat davası açılmakla, yapılan yargılama sonucu her iki davalının sorumlu olduğu kabulüyle 29.875,44 TL’nin davalılardan 26.4.2002 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verildiği ve hükmün temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği, hükmedilen 29.875,44 TL’nin, 47.645,65 TL faizi, 70,00 TL yargılama gideri ve 2.830,00 TL vekalet ücreti ile birlikte toplam 80.420,65 TL olarak davacı … Belediyesi tarafından 2.11.2007 tarihinde Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğüne ödendiği dosya içeriği ile sabittir. Mahkemece, … 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/621 esas ve 2004/568 karar sayılı ilamının gerekçesinde geçtiği üzere “davalı …. Ltd.Şti.’nin malzeme alınan sahanın kimin sorumluluk alanında olduğunu araştırarak … ve sözleşme yapması gerektiği halde buna yönelik gerekli özeni göstermemesi nedeniyle davacı Hazine’ye karşı sorumlu olduğunun” kabul edildiği, kararın Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleştiği ve mahkeme ilamlarının gerekçesi itibarıyla kesin hüküm oluşturduğu belirtilmekle davalının bu bedelin en az yarısından davacıyla birlikte sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Kesinleşen karar ile davalının sorumluluğu Hazine’ye karşı olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, sözleşme konusu malzemenin davacı …’nin tasarruf ve yetkisinde olması davalının taşıma işi yapması nazara alındığında davalının, davacı …’ye karşı sorumlu tutulması mümkün değildir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.