Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15534 E. 2010/10503 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15534
KARAR NO : 2010/10503
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı Y.. K.. avukatınca duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Y.. K.. ve vekili avukat İbrahim Kaplan ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’un arsa sahibi, diğer davalı …’ın da yüklenici olup arsa sahibi davalı … ile yüklenici …’ın … 4. Noterliğinin 19.11.2002 tarihli “düzenleme şeklinde arsa karşılığı daire sözleşmesi” imzalayarak … ilçesi 2. bölge … mahallesi … sok. … ada … parselde bulunan arsanın üzerine arsa karşılığı daire yapmak üzere anlaştıklarını, 23.09.2004 tarihinde … 2. Noterliğinde, davalı … ile kendisinin akdeddiği sözleşme gereğince; davalı K.. A..’ın arsa sahibi davalı … ile yaptığı sözleşmeye göre kendisine düşen 3 nolu bağımsız bölümü 60.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, arsa üzerinde tedbir olduğundan tapusunun verilemediğini, ancak arsa sahibi davalı …’un 12.04.2005 tarihinde yüklenici davalı … tarafından satımı vaad edilen daireyi dava dışı … adlı kişiye sattığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 6.000 TL’ nin 12.04.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini Istemiş, yargılama sırasında bu talebini ıslah ile, dairenin keşif tarihi itibarı ile rayiç değeri 80.145,81 TL’nin 23.09.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemiştir.
Davalı … davanın reddini dilemiş, diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı …’ın (yüklenici), davacıya (alıcı) konut sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki konut satışına ilişkin uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ile davalı …’un temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
2009/15534-2010/10503
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1)nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2)nolu bentte gösterilen nedenle, davacı ile davalı …’un temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Y.. K.. ve davacıya iadesine, 13.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.