YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15813
KARAR NO : 2010/10594
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ : … 4. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli gündedavacılar vekili avukat … ile davalı … Turizm A.Ş vekili avukat … geldi, diğer davalılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş. ile yaptıkları 25.5.1992 tarihli sözleşme ile iki adet devre tatil ünitesi satın aldıklarını, sözleşmenin devamı sırasında devre tatil köyünün diğer davalı … A.Ş.’ne devredildiğini, 2003 yılına kadar sözleşmenin sorunsuz olarak devam ettiğini, ancak 2004 yılında tatil haklarını kullanmak için gittiklerinde davalı … A.Ş.’nin kendilerini tesise sokmadıklarını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 2000 YTL maddi, 5000 YTL manevi tazminatın tahsilini, haklarının hükmen tespitini ve davalıların muarazaalarının önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde kalan süre için bir ailenin bu standatlarda tatil maliyetlerinin tespit edilerek davalılardan tahsilini talep etmişler, ıslah dilekçisi ilede sözleşmenin feshini, her bir davacı için 2004 yılı tatil haklarının kullandırılmamasından doğan 2088 YTL ve kalan yılların bedeli olarak 15.075 YTL maddi tazminat ile 5000’er YTL manevi tazminatın tahsilini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozmaya uyularak, devre tatil sözleşmesinin feshine, 2003 yılından sözleşme sonu 2020 yılına kadar ödenen tatil bedelinin kalan yıllara tekabül eden 5.082 ,14 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre , davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmadığından, 2004 yılı tatil bedeli için 2088 TL tazminat istemiştir. Mahkemece 2004 yılı için ayrıca tatil bedeli tespit edilmeyerek, feshin kabulü ile 2003-2020 yılları arasına isabet eden tatil bedelinin tahsiline karar verilmiş ise de, davacı 29.6.2005 tarihinde açtığı dava ile fesih tarihinden önce kullanamadığı dönem olan 2004 yılı için tazminat istediğine göre, 2004 yılı için emsal teşkil eden işletmelerde geçireceği tatil bedelinin tespiti ile taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması ve bakiye yıllar açısından da 2005 (dahil)-2020 yılları arasındaki ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 28.2.2008 tarihli bozma ilamında, davacıların 2004 yılı tatil hakkının kullandırılmaması nedeni ile uygun bir manevi tazminatın takdirine karar verilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Hükmüne uyulan bu bozma ilamı taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. Bu nedenle mahkemece bozmaya uyulduğu halde davacılar yararına manevi tazminata karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750.00 Tl duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.