YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15843
KARAR NO : 2010/10431
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eşini trafik kazasında kaybettiğini, davasını takip etmesi için davalı avukatı vekil tayin ettiğini, davalının mahkemece lehine verilen kararı icraya koyduğunu,icradan toplam 93.355 YTL tahsil etmesine rağmen hesap vermediğini, ihtarname gönderip, hesap istediğini, davalının kendisine verdiği çeklerle birlikte toplam 70 950 YTL ödediğini, bakiye 20 450 YTL yi vekalet ücretine saydığını ve vekilliğinden de istifa ettiğini bildirdiğini, icra dosyasında faiz hesabını yanlış yaptığını, haksız olarak istifa etmesi nedeniyle ücrete hak kazanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik vekalet ücreti olarak kestiği 20.450 YTL nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 13.754,50-TL.nin 26/11/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK. 392/2 maddesinde “vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeye mecburdur” yönünde yasal düzenleme yapılmıştır. Vekilin, müvekkil adına tahsil ettiği para için temerrüde düşmesine gerek olmadan tahsil tarihinden itibaren faiz ödemek zorunda kalması paranın tahsil tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğunun kabulünü gerektirir.
Dairemizin yerleşik uygulamasını da bu yöndedir. (13.HD. 16.11.1982 Tarih 6260-6864-13HD.29.9.1994 tarih 1994/7367-8067-13.HD.21.3.1996 tarih 1996/1968-2753 sayılı kararları)
Mahkemece davalının davacı müvekkili adına tahsil ettiği paranın tahsil tarihi olan 11.02.2005 tarihinden, faiz yürütülmesi gerekirken 26.11.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 bendindeki ( 26/11/2005 ) tarihinin çıkartılarak, yerine aynen (11.02.2005 )tarihinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılan 631.00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.