Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16077 E. 2010/11783 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16077
KARAR NO : 2010/11783
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ile davalı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 01/02/2007 başlangıç tarihli “Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi” imzaladıklarını, sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı şirketin 2007 yılının Temmuz ayından itibaren her ay yapması gereken ödemeleri yapmadığını, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, borçlu şirket merkezinin İzmir’de olması nedeniyle, yetkili icra dairesinin İzmir İcra Daireleri olduğunu, … İcra Müdürlüğünde yapılan takibe yetki yönünden de itirazda bulunduklarını, davada yetkili mahkemenin de İzmir Mahkemeleri olduğunu, ileri sürerek, davanın öncelikle yetkisizlik, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davada yetkili mahkemenin, davalının ikametgahı mahkemesi olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle “mahkemenin yetkisizliğine” ilişkin verilen ilk hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce, “sözleşmeden kaynaklanan davada, alacaklı kendi ikametgahında dava açabileceğinden, yetkisizlik itirazının reddedilerek işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle” bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, davacı tarafından … 4. İcra Müdürlüğündeki yetki itirazının kabulü ile dosyanın İzmir İcra Müdürlüğüne gönderilmiş olduğu belirtilerek, “davanın konusu kalmadığından reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 6.604 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/16077-2010/11783
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece 8.7.2008 tarihinde verilen “mahkemenin yetkisizliğine” ilişkin ilk hükmün, davacı tarafından temyizinden sonra, davacı takip alacaklısının 16.7.2008 tarihli dilekçe ile … 4. İcra Müdürlüğüne başvurarak, “borçlunun yetki itirazını kabul ettiği, takip dosyasının yetkisizlik nedeniyle İzmir İcra Müdürlüğüne gönderilmesini” talep etmesi üzerine, dosyanın talep doğrultusunda İzmir İcra Müdürlüğüne gönderildiği, davacının eldeki dava dosyasına vermiş olduğu 29.6.2009 tarihli dilekçede, “kararın onanması ihtimaline göre, zaman kaybetmemek için takip dosyasındaki yetki itirazını kabul ettiğini, işlemlere İzmir İcra Müdürlüğünde devam edileceğinden yeniden yetkisizlik kararı verilmesini” bildirdiği, 18.9.2009 tarihli dilekçe ile de, “takip dosyasının İzmir İcra Müdürlüğüne gönderilerek, borçlu hakkında iflas yoluyla takibe geçildiğini, davanın konusu kalmadığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davaya sebebiyet veren davalıdan masraf ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini” talep ettiği görülmekte olup, bunun üzerine mahkemece, “davanın konusu kalmadığından reddine” şeklinde hüküm kurulmuşsa da, davacının itirazın iptali istemiyle açmış olduğu eldeki davada, … 4. İcra Müdürlüğünde başlatılan takibe borçlu tarafından yapılan yetki itirazının, alacaklı tarafından kabulü ile takip dosyasının İzmir İcra Müdürlüğüne gönderilmiş olduğu, dolayısıyla davanın konusu kalmadığı anlaşılmakla, mahkemece “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde “davanın konusu kalmadığından reddine” şeklinde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün (1) no’lu bendinde bulunan “Davanın konusu kalmadığından reddine” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine “Karar verilmesine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.