Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16172 E. 2010/8667 K. 15.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16172
KARAR NO : 2010/8667
KARAR TARİHİ : 15.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, avakat olduğunu, dava dışı üçüncü şahıs olan …davalı avukat …’dan olan 15.000 DM’lik alacağını kendisine temlik ettiğini, 25.11.1997 tarihli ihbar ile davalıya durumu bildirdiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 DM’ın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 3.6.2009 tarihinde davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, 3 aylık zaman içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın 7.12.2006 tarihli dilekçesi ile, vekili olan avukat …’ın …’daki bürosunu boşaltarak …’a yerleştiğini öğrendiğini, şu anda adresini bilmediğini bu nedenle yapılacak muhtemel tebligatların …. mahallesi 487.sokak … …2 Apartmanı Daire 31 … adresine kendisine gönderilmesini bildirdiği anlaşılmaktıdır. Mahkemenin 20.12.2006 tarihli ilk kararının dairemizce bozulması üzerine 7.4.2009 tarihli duruşma için avukat …’a yönlendirilen tebligatın tanınmadığından iade edildiği, 3.6.2009 tarihli duruşma için gerek davacı ve gerekse avukat … adına herhangi bir tebligat çıkarılmadığı ve 3.6.2009 tarihli duruşmaya davacı taraftan katılan olmadığı için dosyanın işlemden kaldırıldığı
ve akabinda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının 7.12.2006 tarihli dilekçe ile tebligatların bildirdiği adrese yapılmasını istemesine rağmen, 7.4.2009 tarihli duruşma için avukat … adına başka bir adrese tebligat gönderilmesi ve tanınmadığı için tebliğ edilemediği anlaşılmasına göre, davacının bildirdiği adrese tebligat yapılmamasının sorumluluğunun davacıya yükletilmesi olanaksızdır. Kaldı ki 3.6.2009 tarihli duruşma içinde gerek davacı asıla ve gerekse Avukat …’a herhangi bir tebligat gönderilmemiştir. Davacının 7.4.2009 ve 3.6.2009 tarihli duruşmalardan haberdar olduğuna dair dosyada bilgi ve belgede bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacıya usulüne uygun olarak duruşma günlerinin bildirildiğinin kabulü olanaksızdır. Bu itibarla mahkemece yargılamaya devam olunarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken dosyanın işlemden kaldırılmasına ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararrın davacı yararını BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
… …