Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16357 E. 2010/2441 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16357
KARAR NO : 2010/2441
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, dava dışı … Lt Şt’nin dava dışı Vakıfbank’tan kredi kullandığını,davalının kendisinin ve dava dışı iki şahsın sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını,kredi borçlusu şirketin acz içine düştüğünü ve borcunu ödeyemediğini,icra tehtidi altında borcun tamamını … İcra Müdürlüğü’nün 2005/4132 sayılı dosyasına kendisinin ödediğini,ödediği paradan davalının ¼ oranındaki hissesine düşen kısım yönünden takip başlattığını,davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, anılan sözleşmeyi davacıyla birlikte kefil olarak imzaladıklarını, ancak daha sonradan imzalanan limit artırımı sözleşmesinde imzasının bulunmadığını,anılan takip nedeniyle kendisinin de 7.500 YTL ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. (BK md. 101/1) Davacı icra takibinden evvel, davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Bu durumda davalının icra takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacı takip talepnamesinde belirttiği10.228 YTL işlemiş faiz alacağını isteyemez.Mahkemenin bu yönü gözardı ederek işlemiş faize de hükmetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
3-Davacı, … 1.icra Müdürlüğü’nün 2006/4384 esas sayılı dosyası ile takipte takipte bulunurken takibe konu paranın %25 oranındaki faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir.Davacının bu talebi yasal faiz anlamında bir taleptir. Mahkemenin bu talebi gözetmeksizin davanın kabulune karar vermekle yıllık %25 oranında faize hükmetmiş olması,doğru değildir bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması, HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin sonundaki (itirazın İPTALİNE) sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine (itirazın kısmen iptaline asıl alacak tutarı olan 11.750 YTL yönünden itirazın iptaline,işlemiş faize ilişkin talebin reddine)söz ve rakamlarının yazılmasına ,üçüncü bentte açıklanan nedenle de birinci bendin sonuna gelecek şekilde (takip tarihinden itibaren %25 oranını geçmemek kaydıyla takibe konu 11.750 YTL alacağa yasal faiz uytgulanmasına sözlerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.