Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/208 E. 2009/5730 K. 29.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/208
KARAR NO : 2009/5730
KARAR TARİHİ : 29.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … Karslıoğlu avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılara taşınmazındaki kavak ağaçlarını sözlü anlaşmaya göre sattığını, 1600 YTL peşin aldığını, davalıların kavak ağaçlarını keserek götürdüğünü, kalan parasının davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek bakiye satış bedeli olan 7645 YTL alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalılar, duruşmaya katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bakiye satış bedeli olan 6735 YTL nin davalılardan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … Karslıoğlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davasını açarken satım hukuki ilişkisine dayanmıştır. Davalılardan … dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da gelmemiştir. Bu davalının davaya cevap vermemesi davayı inkar ettiğini gösterir. Öyle olunca davacı davalı ile aralarındaki satım hukuki ilişkisini yasal delillerle ispatlaması gerekir. Davanın müddeabihinin değeri itibariyle, H.U.M.K 288 .maddesi gereğince şahit dinleme olanağı bulunmadığı gibi, şahit beyanlarına dayanılarak kaRar verilemez. Her ne kadar mahkemece yöredeki satışların senede bağlanmadığı yönünde teamül bulunduğu bildirilmiş ise de, bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki, HUMK.nun 293/4 maddesine göre halin icabına ve iki tarafın vaziyetine nazaran senede raptı muteamil olmayan muamelelerde tanık dinlenmesi mümkün bulunmaktadır. O nedenle bir bölgede herhangi bir kuralın teamül halinde oldugunun kabulü için o kuralın zaman içinde herkesce uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanmış bulunması ve aynı zamanda kamuca belirtilen teamüle inanılmış olması gerekir. Mahkemece cevrede bu gibi satımlarda senet düzenlenmesı teamulden olmadıgı gerekçesiyle tanık dinlenmiş ve tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmiştir. HUMK’nun 293/4 maddesine göre tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman icinde herkes tarafından uyulmak sureti ile istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve kamuoyunda da bu teamule inanılmış olması gerekmektedir. Oysa, mahkemece sadece … Ticaret ve Sanayi Odası’ndan alınan 18.3.2008 tarihli yazı değinilen bu yönleri karşılar nitelikte degildir. Hal boyle olunca HUMK’nun 288. maddesine göre müddeabihin miktarına göre somut olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalı … ile akti ilişkinin varlığı konusunda yazılı bir delil de ibraz edemediğine göre aralarındaki bu akti ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Mahkemece davanın davalı … yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, tanık anlatımlarına dayanarak akti ilişkinin varlığı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine ,2.nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunun kararın davalı … Karslıoğlu yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.