Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/2813 E. 2009/4963 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2813
KARAR NO : 2009/4963
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıların murisi … adına kayıtlı 844 parsel nolu taşınmazdaki hissesini oğlu … …’dan 25.07.1989 tarihli harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, bedeli ödediğini, dava dışı diğer hissedarların hisselerin de noterde düzenlenen satım vaadi sözleşmeleri ile satın alıp tescili sağlamak için dava açtığını, mahkemece tescil kararı verildiğini ancak davalıların yargılamanın iadesini istemeleri üzerine murisin kimliğinde hata yapıldığı gerekçesi ile davalıların hissesi yönünden tescil kararının iptal edildiğini leri sürerek davalıların hissesi için ödediği bedel için uğradığı zarar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 YTL nın faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar alacağın zamanaşımına uğradığını, muris …nın oğluna vekalet vermediğini, satışın geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının tapuda 844 nolu parselde kayıtlı taşınmazdaki muris … hissesini murisin oğlundan 25.7.1989 tarihli sözleşme ile haricen bedelini ödeyerek 2009/2813-4963
satın aldığı ve tapu devrinin verilmediği, açılan dava sonucu da önce tescil kararı verildiği ancak davalılar yönünden bu kararın yargılamanın iadesi yolu ile iptal edilerek davalılar adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmazların haricen satışı T.M.K. 706.,B.K. 213 ve T.K. 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Somut olayda davacı taşınmaza ödediği bedelin tahsilini talep etmiştir. Burada söz konusu olan zamanaşımı süresi, satış bedelinin iadesi taahhüdünden kaynaklandığından Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır (1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı) Delil olarak sunulan tescil dava dosyasına göre satıcı diğer davalıların satışından sonra zilyetliğin davacıya devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının zilyetliği sürdüğü sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçelerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.