YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4101
KARAR NO : 2009/14263
KARAR TARİHİ : 08.12.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı aleyhine açmış olduğu … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/449 Esas sayılı(… 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/411 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir)dosyası ile,davalının vekillikten azledilmesine rağmen davaya konu taşınmazdaki payını … değerinin altında satarak satış bedelini kendisine ödemedigini bu nedenle 50.000 YTL alacağın dava tarihi olan 16.12.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesi yönünde lehine karar verildiğini,ancak davaya konu taşınmazın davalı tarafça haksız satış tarihi olan 04.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması gerektiğini,söz konusu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması nedeniyle 50.000 YTL alacağın 04.11.2003 tarihi ile 16.12.2005 tarihi arasındaki faiz alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı,davanın reddini dilemiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı açmış olduğu … bu davada 50.000 YTL alacağın tahsili için … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/449 Esas sayılı dosyasında dava tarihinden itibaren faiz istediğini,oysa işlem tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek,asıl alacak olan 50.000 YTL’nin işlem tarihi ile dava tarihi arasındaki faizini istemiştir.B.K.392/2. maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarına gerek kalmadan davacı taşınmazının davalı tarafından satıldığı 04.11.2003 tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Davacı gerek dava dilekçesinde, gerekse icra takibinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.Hal böyle olunca bu iki dönem arasındaki faizin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.