YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4393
KARAR NO : 2009/4945
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı oğlu … ’in bankadan kredi almasını teminen davalılardan ….nin taşınmazlarına ipotek konulmasını kabul ettiğini, ancak oğlunun borcu zamanında ödeyememesi sebebiyle davalıların teminat istemeleri karşısında kendisine ait üç adet taşınmazını davalılardan …ye tapuda satış suretiyle devrettiğini, aralarıNda yapılan anlaşmaya göre borç ödenince …nin taşınmazları kendisine geri devredileceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazlardan bir tanesinin rızası ile satılarak borcun ödendiğini ancak davalıların taşınmazları iade etmedikleri gibi üçüncü şahsa sattıklarını öğrendiğini ileri sürerek taşınmazların bedeli olan 66.000 YTL’nın yasal faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılardan … davayı kabul etmediğini bildirmiş, diğer davalı … ise taşınmazları tapuda bedelini ödeyerek satın aldığını, eşi tarafından imzalanan sözleşmede taraf olmadığı savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalılardan …’ın inançlı işlemde taraf olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/4393-4945
Dava inançlı işleme dayalı olarak devredilen taşınmazların iade edilmemesi nedeniyle alacak davasıdır. Davacının oğlunun bankadan kredi almak için davalıların taşınmazlarına ipotek konulduğu, ipotek borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle alacaklı bankanın icra takibi başlattığı, davacıya ait taşınmazların davacının oğlu tarafından annesine vekaleten davalı …’a devredildiği ve davalılardan … ile davacının oğulları arasında bu devir işleminin inançlı yapıldığı ve taşınmazların iade edileceğine dair 29.08.2001 tarihinde sözleşme imzalandığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar anılan sözleşmede davalı …’ın imzası bulunmamakta ise de; sözleşme içeriğinden davalı … ve …’nin karı koca olduğu ve …’in eşi adına sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. Yapılan işlemlerin her aşamasına katılan, kendisine ait taşınmazları davacının oğlunun kredi alması için ipotek tesisine muvafakat eden davalı …’nin bu savunmasına itibar edilemez, aksinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca eşi davalı …’de sözleşmede eşi adına vekaleten hareket ettiğini bildirdiğine ve de borcu davacının oğluna ödediğini savunduğuna göre birlikte bu borçtan sorumludurlar. Tüm dosya kapsamı ile somut olayın oluş şekli ve özellikleri göz önüne alındığında taraflar arasında inançlı işlemin varlığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.