YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4907
KARAR NO : 2009/14844
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 20.4.1988 tarihli sözleşme ile davalıyla adi ortaklık oluşturduklarını, .de bulunan 2002 ada 44 parsel üzerine inşaat yapıp eşit olarak paylaşacaklarını kararlaştırdıklarını, müteahhit payına düşen 9 daire ile 3 dükkandan kendisine sadece 2 dükkan verildiğini, ayrıca .’da bulunan arsanında yarı hissesinin kendisine ait olmasının kararlaştırıldığını, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek .’ndaki inşaattan payına düşen 4 dairenin adına tescilini, ayrıca .’da bulunan arsanın yarı hissesinin adına tescilini, mümkün olmaması halinde dairelerin ve arsanın tesbit edilecek değerinin iadesini istemiş, birleşen davada ise asıl davada alınan bilirkişi raporuna göre 180.205.000 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, 19.11.1997 tarihinde verilen kararlar; asıl davada 180.205.000 TL.nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı tarafından açılan asıl ve birleştirilen davanın yargılaması sonucunda mahkemece 19.11.1997 tarihinde nihai kararın verildiği, mahkeme kararının davacıya 13.11.2008, davalıya ise 12.11.2008 tarihinde tebliğ edildiği incelenen tebligata dair belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.nun 135.maddesinde müruru zamanın katedilmiş olunca kat’ın dan itibaren yeni bir müddetin cereyan etmeye başlayacağı, borcun bir senetle ikrar edilmiş veya bir hüküm ile sabit olması halinde yeni sürenin daima 10 sene olacağı hükme bağlanmıştır. 11.4.1940 tarih, 1939/15 E, 1940/70 K. Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere mahkeme kararının (ilamın) karar tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu (hüküm ile tebliğ tarihi arasında 10 yıllık süre dolmuştur), davalının temyiz dilekçesinde bu husustan sözederek zamanaşımı savunmasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalının bu dilekçesine karşı zamanaşımı kesici bir neden ileri sürmemiştir. O halde az yukarıda bahsedilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca zamanaşımı yönünden dava reddedilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 14.00 TL temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalıya iadesine, 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…