YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6236
KARAR NO : 2010/440
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … geldi, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı apartmanın artezyen suyu kullandığını, atık su borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, kullanılan suyun atık su bedelini her ay ödediklerini, çevre temizlik vergisini ödediklerini, kuyu suyu kullandığının belgelenmediğini, hükmi şahsiyetlerinin olmadığını, zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Bir kısım apartman sakinleri de ferdi aboneliklerinin olduğunu, gelen fatura bedellerini ödediklerini, içinde atık su bedellerinin de olduğunu , mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını savunarak, davalı yanında davaya müdahil olarak katılmışlardır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı davalının artezyen suyu kullandığını 1.4.2000 ile 2.8.2007 tarihleri arasındaki atık su bedellerini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Dosya 2009/6236-2010/440
içerisinde davalı apartman yönetiminin 24 hane için 19.4.1996 tarihli götürü usuldeabonelik sözleşmesinin bulunduğu görülmektedir. Davalının 23.483, 68 YTL atık su borcu olduğu bildirilmekte ise de, davalı tarafça itiraz edilmesine rağmen bunun ne şekilde hesaplandığı konusunda bilirkişi tarafından raporda bir açıklamada bulunulmamıştır. Kuyu suyu kullanıldığına ilişkin dosya içerisinde herhangibir belge bulunmamaktadır. Diğer yandan, apartmanda ferdi aboneliğin olduğu, atık su bedelinin mükerrer tahsil edilmeye çalışıldığı ileri sürülmüş ise de bu konuda da bir araştırma yapılmamıştır. Ayrıca davalı tarafça belediye tarafından 1.1.2003 tarihinden itibaren şebeke suyu kullananlardan atık su bedeli alınmayacağına ilişkin bildirimde bulunulmuş ise de bu konunun da irdelenmediği anlaşılmıştır. O halde öncelikle atık su borcunun kuyu suyu kullanımı mı, şebeke suyu kullanımından mı kaynaklandığının tespit edilip, buna göre davalı tarafça ileri sürülen hususlar gözetilerek yeniden bilirkişiden rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Ayrıca avukatlık ücretinin harçlandırılmış olan asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şeklinde gecikme cezası da gözetilerek hesaplanmış olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerden dolayı kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 21.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.