YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6355
KARAR NO : 2009/14258
KARAR TARİHİ : 08.12.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.1.2002 tarihinde davalı hastanenin üroloji servisinde diğer davalı doktor tarafından varikosel ameliyatı yapıldığını, ameliyat sonrası meydana gelen ağrılarının azaltılması için hastane personeli tarafından kendisine … kesici iğne yapıldığınının, ancak iğnenin hatalı yapılması nedeniyle sağ ayakta derin sinir dalında kalça seviyesinde lezyon (sağ ayakta düşme) oluştuğunu ve sakat kaldığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.Davalı doktor kendisine husumet düşmeyeceğini olayda kusurunun da bulunmadığını savunmuş, diğer davalı şirkette olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, Adli Tıp Genel Kurulu raporu ile Yüksek … Şurası raporunun birbirini doğruladığı, maluliyet ile davalı hastane ve doktorun eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasında ilişki vekalet sözleşmesidir. Dava davalının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. Vekil, … görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın özellikleri göz önünde tutulmalı, onu gereksiz risk altına sokacak davranışlardan kaçınılmalı, en emin yol tercih edilmelidir. Titiz bir özen göstermeyen vekil BK 394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılır. Öte yandan yarımcı personelin hastaya verdiği zararlar hekim, akdi sorumlulukla BK M. 100 çerçevesinde sorumludur. Dava konusu olayda, davacının davalı şirkete ait hastanede diğer davalı doktor tarafından varikosel ameliyatına tabi tutulduğu, ameliyat sonrasında hastane personeli tarafından … kesici iğne vurulduğu anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında da ihtilafsızdır. Uyuşmazlık olayda davalıların kusurlu olup olmadığı hususundadır. Mahkemece alınan Yüksek … Şurası raporunda enjeksiyonun … personeli tarafından yapılması halinde ortaya çıkan sonucun komplikasyon olması sebebiyle davalıların kusursuz oldukları, … personeli olmayan kişi tarafından yapılması halinde ise meselenin şuranın görev alanına girmediği belirtilmiş olup, rapor bu haliyle gerekçeden yoksun olması ve olayı tam olarak aydınlatmaması nedeniyle karara esas alınması olanaksızdır. Öte yandan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda enjeksiyonun hatalı olup, enjeksiyonu yapan personelin 4/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar Adli Tıp Genel Kurulundan alınan raporda mevcut arıza ile yapılan enjeksiyon arasında illiyet kurulamadığı belirtilmiş isede 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda hastane personelinin 4/8 oranında kusurlu olduğunu bildiren kurul üyelerinin de Adli Tıp Genel Kuruluna katılarak Genel Kurul Kararına iştirak ettikleri anlaşılmaktadır Bu durumda Adli Tıp kurumu 3.İhtisas kurulunun raporu ile, bu raporu düzenleyen kurul üyelerin de katılımıyla oluşan Genel Kurul raporu arasında çelişki bulunduğu ve bu haliyle Adli Tıp Genel Kurulu raporunda hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, üniversite hastanesinde görev yapan ve konusunda uzman olan kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek yetersiz ve çelişkiler içeren raporlara itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.