Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/6993 E. 2010/2744 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6993
KARAR NO : 2010/2744
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı tarafından da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Sigorta A.Ş’nin vekili olan davalının tevkil yetkisine dayanarak 1.2.2006 tarihli vekaletname ile … Sigorta A.Ş’nin leh ve aleyhine açılacak davalara vekil tayin edildiğini, bu vekalete dayanarak avukatlık ücret sözleşmesi yapmaksızın … 29. Ve 1. İcra Müdürlüklerinde icra takipleri yaptığını itirazın iptali davaları açtığını, 30.5.2007 tarihli ihtarname ile birikmiş vekalet ücretini istemesi üzerine 8.6.2007 tarihinde vekillikten azledildiğini, azlin haksız olduğunu belirterek 15.000 YTL vekalet ücretinin tahsilini istemiş, 19.1.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 29.918.90 YTL’ye arttırmıştır.
Davalı, … Sigorta’dan aylık 1.500.00 YTL ücret aldığını, icra dosyaları ve dava dosyaları için ayrı bir ücret almadığını, davacı ile alt vekalet ilişkisi kurulduğunu, icra takiplerinin birlikte yürütüldüğünü, Avukatlık Kanunu 171.maddesi gereği davacının, kendisinden ücret isteyemeyeceğini, icra müdürlüklerince tahsil edilen vekalet ücretlerinin tamamını davacıya ödendiğini, davacının … 7. İcra Müdürlüğündeki dosyalarda vekaletname ibraz etmeden hukuka aykırı olarak takipler açtığını, bir kısım dosyaları da 1 yılı aşkın işlem yapmaması nedeniyle dosyaların işlemden kaldırıldığını, azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne ilişkin verdiği karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/6993-2010/2744
2-Davalı avukatın, dava dışı … Sigorta A.Ş’nin vekili olup aldığı tevkil yetkisine dayanarak davacıyı vekil tayin ettiği, davacının bu vekalete dayanarak icra takipleri yapıp davalar açtığı, davacının 30.5.2007 tarihli ihtarnameyle takip ettiği işleri nedeniyle vekalet ücretinin ödenmesini talep ettiği, bunun üzerine 8.6.2007 tarihli ihtarname ile vekillikten azledildiği, dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkeme ve tarafların da kabulündedir. Uyuşmazlık azlin haklı olup olmadığı hakkındadır.
Mahkemece, hükme esas alınan 23.6.2008 tarihli bilirkişi raporu ile 1.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporunda davacı avukatın bazı dosyalarda vekaleti olmadan icra takibi yaptığı, bazı dosyaları takipsiz bırakarak herhangi bir işlem yapmadığı, bu dosyalarda yasal süreleri geçirdiği, dosya numaralarıda belirtilmek suretiyle saptanmış, ancak davacının takip ettiği bir kısım işlerde sona erdirilmemiş olsa dahi hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılarak davacının isteyebileceği ücret belirlenmiştir.
Davacı avukatın vekil olarak, vekaletname ibraz etmeden işlem yaptığı bazı dosyaları takipsiz bıraktığı, bu dosyalarda yasal süreleri geçirdiği dosya içeriği ile tespit edilmiştir. Bu hususlar mahkemeninde kabulünderir. BK. 390/II gereğince vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir. Avukatlık Kanunu 34.maddesine göre de, avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen ve doğruluk içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Avukatın özen borcu, vekilin özen borcuna göre daha ağırdır.
Davacı avukatın, icra dosyalarını takipsiz bıraktığı, yapılan itirazlar üzerine gerekli yasal yollara başvurmadığı dosya içeriği ile saptandığına göre azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Avukatlık Kanunu 174/2 maddesine göre avukat kusur ve ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez. Haklı nedenlerle azledilen avukat ancak azil tarihe kadar bitirdiği işlerden dolayı ücret isteyebilir. Mahkemece, davacı alacağı hesaplanırken azil tarihinden önce bitirilenler için ücret hesabı yapılıp ödemeler mahsup edildikten sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ücret hesabı yapılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 404.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 386.85 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 8.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.