YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7661
KARAR NO : 2010/1497
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki avukatlık ücreti alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin 1997 yılından beri vekili olduğunu, işler yoğunlaşınca 5.3.2002 tarihli sözleşme ile hukuk danışmanlığı ve avukatlık hizmetlerini sürdürdüğünü, ancak 1. yılın sonunda ekonomik sıkıntıyı bahane ederek her ayın 5. inde ödenmesi gereken danışmanlık hizmetini, avukatlık ücreti ile zorunlu giderleri ödemediğini, 20.7.2007 tarihli ihtarname ile alacaklarının 15 gün içinde ödenmesini, ödenmemesi halinde davalardan çekileciğini bildirdiğini, 1.8.2007 tarihli cevabi ihtarda borçlarının olmadığının bildirildiğini, aylık 300,00 TL den 53 aylık danışmanlık ücreti alacağının olduğunu, her ayın beşi itibarıiyle temerrüde düşülmesi nedeniyle faiz alacağının ve 14.524,00 TL vekalet ücreti alacağının bulunduğunu ileri sürerek fazlasını saklı tutarak aylık ücretden 6.000,00 Tl , faizinden 1.000,00 TL. Avukatlık ücretinden 6.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL nin 20.7.2007 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2003 yılından beri davcının hiç ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına uymadığını, esasen ücretlerinin düzenli ödendiğini, hiç bir borçlarının olmadığını, ayrıca davacının EPDK ya ödemek üzere kendilerinden 48.000,00 TL aldığını, ancak 42.867 Tl ödediğini aradaki 5.133,00 TL nin hesabını vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak 25.666,00 TL danışmanlık ücreti, 9.317,40 faizi,9.645,00 TL avukatlık ücreti olmak üzere toplam 44.648,48 TL nin 11.8.2007 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 5.2.2002 tarihli sözleşmeye dayanarak 300,00 TL hukuk danışmanlığı aylık ücretinin 53 aydır ödenmediğini,ayrıca takip ettiği davalardaki avukatlık ücretlerinin de verilmediğini ileri sürerek danışmanlık ücretlerinin faizlerini de gözeterek tüm alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece bilirkişi tarafından asgari ücret tarifesine göre danışmanlık ücretinin hesaplanması sureti ile bulunan miktara itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de ; davacının aylık danışmanlık ücretini 300,00 TL olduğunu kabul ederek talepte bulunduğu, ayrıca davalı tarafından dosyaya sunulan 10.7.2006 tarihli belgede davacının tahsil ettiği paradan 300,00 TL danışmanlık ücretini düşerek bakiye 2.275,00 TL yi davalıya ödediği, aynı tarihli serbest meslek makbuzu ile de (10.7.2006 tarihinde) 300,00 TL danışmanlık ücretini aldığı sabittir. BK 88. maddesi gereğince “.. ihtirazi bir kayıt dermeyan etmeksizin bir taksit için makbuz veren alacaklı ondan evvelki taksitleri de tahsil etmiş sayılır.” Bu durumda 10.7.2006 tarihinden önceki danışmanlık ücretlerini tahsil etmediğini ispat yükü davacıya geçmiştir.Davacının bunun aksi yöndeki yemini de davalı aleyhine hukuki sonuç doğurmamaktadır. Hal böyle olunca 10.7.2006 tarihine kadar olan danışmanlık ücretlerinin davacıya ödendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davacı ancak 10.7.2006 tarihinden sonraki danışmanlık ücretini isteyebilir. Mahkemece davacının 10.7.2006 tarihinden sonraki aylık 300,00 TL den hesaplanacak danışmanlık ücretleri ile faizini isteyebileceği gözetilerek bu miktara hükmedilmesi gerekirken bu kalem istemle ilgili yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.