YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8240
KARAR NO : 2009/14332
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan .Güzellik Hizmetleri Ltd Şinde güzellik uzmanı olarak çalıştığını, davalı şirketin diğer davalıdan . aksamını satın aldığını, davalı şirket tarafından diğer davalıya verilen 4 adet bonoda borçlu olarak adının yazılı olduğunu,malı satın … davalı şirket olduğu halde, borcun ödenmemesi üzerine diğer davalı takip alacaklısı tarafından icra takibine uğradığını, davalı şirkette işine son verildiğini,icra takibi sonucunda mallarının haczedildiğini, haczedilen mallar arasında bonolara konu edilen malın da bulunduğunu,davalı şirket tarafından bu mal hakkında istihkak iddiasında bulunarak kendilerine tesliminin istendiğini,takip alacaklısı davalı ile aralarında hiçbir alacak borç temel ilişkisi olmadığını, tamamen hile ile imzalatılan senetlerden dolayı takip dosyalarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı takip alacaklısı ., davacıya verilen güzellik uzmanı kursu karşılığında takibe konu bonoların düzenlendiğini, borcunu ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını, 19.09.2005 tarihli protokol ile borcunu ödeme taahhüdünde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı şirkette takibe konu edilen senetlerle bir ilgilerinin olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının icra takibinden sonra düzenlenen 19.09.2005 tarihli protokol ile borcunu açıkça kabul ederek ödemelerde bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hükum, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirkette çalışırken, davalı şirketin diğer davalıdan aldığı mal nedeniyle hile ile bonoların imzalatılarak borçlu gösterildiğini, malı alanın davalı şirket olduğu ve borçlu olması gereken tarafın davalı şirket olduğu ve bonolara konu edilen malı haciz sonrasında davalı şirketin istihkak iddiasıyla teslim aldığını ileri sürerek aleyhine başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmıştır.Davalı … ,dava konusu bonoların davacının kurs ücreti karşılığı düzenlendiğini savunmuştur.
Menfi tespit davasında kural alacaklının alacağını yasal delillerle ispatlamasıdır. Davalı alacağını kanıtlamak için 4 adet senede dayanmıştır. Dava konusu edilen 1.1.2005 tanzim tarihli, 16.05.2005 vadeli 1633 EURO bedelli,31.05.2005 vadeli 1239 EURO bedelli ,25.06.2005 vadeli 1239 EURO bedelli, 27.07.2005 vadeli 1239 EURO bedelli bonolarda “nakten” kaydını içerdiği bonoların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Senetlerde nakten kaydı bulunmasına rağmen davalı savunmasında davacıya verilen kurs hizmeti karşılığında düzenlendiğini savunarak senetleri talil etmiştir. Bu durumda ispat yükü davalı alacaklıya aittir. Senedi talil eden davalının bu itibarla senetlerin davacıya verilen kurs hizmeti karşılğında düzenlendiğini yasal delillerle ispat etmesi zorunludur.Mahkemece ispat külfetinin davalıda olduğu kabul edilerek taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, Değinilen bu hususlar gözetilmeden ispat yükümlülüğü yer değiştirilerek yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.