Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/8585 E. 2010/1140 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8585
KARAR NO : 2010/1140
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, arsa sahipleri olan …, …, … ve diğer üyeler ile 197 ada 13 nolu parsel üzerinde 7 katlı 14 daireli inşaat yapmak üzere anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre inşaatın yapım masraflarını inşaata bakan kişilerin karşılayacağını, arsa sahiplerine 3 daire 1,5 dükkan, katılımcıya ise 2 daire 1 dükkanın tapusunun verileceğini, gerekli projelerin hazırlandığını, inşaata başlandığını, dükkanlar ve 6. Katın kaba inşaatının tamamının bittiğini, katılımcıların masrafları ödediğini, bu işlemlerden sonra yapımcı olarak diğer davalı …’ın devreye girdiğini, aralarında uyuşmazlık olduğunu, bir kısım üyelerin devre dışı kaldığını, yapımına başlanan inşaat için 65.000,- TL ödemede bulunduğunu bu sebeple 65.000, TL nin taşınmaz sahipleri davalılar ile yapım işini üzerine alan …’dan alınarak müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, arsa sahibi olduklarını bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile ayrıca davacı tarafından …’a herhangi bir para verilmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davasında arsa sahibi davalılar ve katılımcı diğer üyeler ile aralarında bir inşaat adi ortaklığı kurup, inşaatın 6. katına kadar giderlerin kendisi ve üyeler tarafından karşılanmak suretiyle kendisinin inşaata yapımcı olarak katıldığını, ancak kendisinin devre dışı bırakılarak davalı …’ın inşaatı tamamladığını,yaptığı masraflar veya 2 daire 1 dükkanın verilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamakta doğrudan hakimin görevidir. (HUMK. 76.madde) Dosya kapsamından davacının bu davasındaki talebinin davalılardan arsa sahipleri ve diğer katılımcılarla aralarındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacağın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davada bu yönde dayanılan ve tarafların kabulünde olan harici sözleşmelere ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. Bu durumda sona eren ortaklığın mahkemece tasfiyesinin yapılması ve adi ortaklığın tasfiyesi davasında BK. 534.maddesi hükmünce öncelikle davanın tüm ortaklara teşmili gerektiğinden taraflarca kabul edilen sözleşmelerde ortak olarak ismi geçen katılımcı diğer üyelerin davalı gösterilmek suretiyle davacıdan taraf teşkilinin sağlaması istenmeli, bundan sonra yönetici ortak olduğu anlaşılan davacıdan hesap istenmeli, ortaklar arasında uyuşulup uyuşulmayan noktalar saptanmalı, uyuşulmayan noktalarda tarafların delil ve karşı delilleri toplanmalı,gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi raporu ile davacının inşaati hangi seviyede bıraktığı ve kendisinin harcamalarının taleple bağlı kalınarak ortaklığa yapacağı ödeme miktarı da tasfiye sırasında dikkate alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.