Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10123 E. 2011/1744 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10123
KARAR NO : 2011/1744
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dairesinin satılması için davalı … komisyoncusu ile anlaştıklarını ve sözleşme imzaladıklarını, daireye davalı tarafından 260.000 TL değer biçilerek bu rakamın sözleşmeye yazıldığını, gerçekte satış bedelinin 34.000 TL olduğunu, sözleşme imzalanmasından sonra uzunca bir müddet davalı tarafça hiçbir müşterinin gönderilmediğini ve çalışma yapılmadığını, bunun üzerine dairesine talip olan komşusuna satıp tapudan devrettiğini, davalı tarafından yapılan takip üzerine çekince ile 10.846,25 TL ödeme yaptığını, davalı tarafça hizmet verilmediği gibi daireyi kendi çabası sonucu sattığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile borçlu bulunmadığının tespitine, davalıya … olduğu şimdilik 9.959,00 TL’nin 16.7.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında B.K.madde 404 gereğince geçerli bir Tellallık sözleşmesi vardır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, Tellal yaptığı çalışmanın akte müncer olması halinde ücret talep edebilir. Ancak bu yasal düzenleme kamu düzenine ilişkin olmayıp, taraflar sözleşme serbestisi içinde aksini kararlaştırabilirler. Taraflar arasında tanzim edilen 17.3.2008 tarihli Tellallık Sözleşmesinin 3.maddesinde,
2010/10123-2011/1744
“…müşteri söz konusu işlem ile ilgili olarak sözleşmenin üst bölümünde tanımlanan süre boyunca gerek doğrudan, gerekse başka kişi ve kuruluşlara yetki vererek dolaylı surette bunların aracılığı ile işlemde bulunmamayı kabul ve taahhüt eder, …müşteri gayrimenkul ile ilgili olarak kendisine gelen tüm başvuruları yetkiliye bildirmeyi ve böyle kişi ve kuruluşlarla işlemde bulunması halinde yetkiliye sözleşmenin üst bölümünde tanımlanan hizmet bedelini yine sözleşmenin üst bölümünde belirtilen şekilde ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer alıp, bu hüküm geçerlidir ve tarafları bağlar. Sözleşme süresi içinde davalının taşınmazı bizzat sattığı ve sözleşmeyi de feshetmediğine göre anılan hüküm gereğince davalı ücret talebinde bulunabilir. Sözleşmedeki bu şekildeki kararlaştırma ve davalının, davacıya ait taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye satımında hiçbir hizmet vermediği de gözetildiğinde satış bedeli üzerinden %3 oranında hesaplanacak cezai şart miktarı hakkında BK.nun 161/son maddesi hükmü uyarınca bu miktarın fahiş olup olmadığının tartışılarak gerekli ise indirim yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 116.50 TL. temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, 9.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.