YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10272
KARAR NO : 2011/353
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
… vekili avukat … ile … ve 34 kişi vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 16. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.11.2008 gün ve 302-439 sayılı hükmün davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı avukat, davalıların vekili olarak Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/89 esas sayılı tescil davasını açarak takip ettiğini, uzun yıllar süren yargılama sonunda 1997/31 esas, 1998/143 karar sayılı kararla 12.6.1998 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, kararın onanarak kesinleşmesi üzerine dava konusu 8.127 m2 taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın bulunduğu mevkide yapılan imar çalışmaları nedeniyle 2002 yılında davalılar adına imar parselleri oluşturulduğunu,taşınmazların değerinin 804.900,00 YTL olduğunu, davalılarla aralarında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, avukatlık ücretinin taşınmazların değerinin %15’inden aşağı olmamak ve fazlası saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 YTL olarak belirlenmesine ve belirlenen ücretin yasal faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, Dairemiz bozma ilamı üzerine mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri yada Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz yada karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davalılarca temyiz edilen bölüm (75 YKR) karar tarihi itibariyle 1.430,00 TL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davalıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davalıların temyiz dilekçesinin REDDİNE,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.