YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10322
KARAR NO : 2011/810
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1996-1998 yılları arasında avukat olarak davalıların çeşitli mahkemelerdeki işlerini takip ettiğini, yazılı sözleşme bulunmadığını, ancak sözlü kararlaştırmaya göre ödenecek avukatlık ücretinin %15 olarak belirlendiğini, davalıların hak edilen avukatlık ücretlerini ödemediğini, bu nedenle 27.7.1998 tarihli ihtarnameyi göndererek istifa ettiğini ileri sürerek, şimdilik … ve … ’un her birinden 30.000,00.YTL. …’ dan 10.000,00.YTL. avukatlık ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalılar, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, avukatlık ücretlerinin ödendiğini, davaların Sulh ile sonuçlandığını, davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin, 5.864.79.TL’ nın davalı … ’ tan, 1.217.69.TL’ nın davalı … mirasçılarından, 1.523.10.TL’ nın davalı …’ tan 12.08.1998 tarihinden itibaren değişken oranlı yasal faizi ile birlikte tahsiline dair 25.10.2007 tarihli kararının davalılar … ve … tarafından temyizi üzerine Avukatlık Kanunun geçici 21. maddesi 7.2.2008 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinin 1996 yılında kurulduğu gözetilerek bu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanununun 163/son maddesi hükmü gözetilerek davacının talep edebileceği avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle 2010/10322-2011/810
Dairemizce bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 1.243.60.TL’ nın; 847.51.TL’lık kısmının davalı … ’ dan, 220.12.TL’lık kısmının davalı …’ dan 08.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin 25.10.2007 tarihli ilk kararında, hükmedilen miktarın 12.08.1998 tarihinden itibaren değişken oranlı yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş olup, uygulanması gereken faizin başlangıç tarihi ve niteliği hususu bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu husus davacı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca temyize konu kararda da, hükmedilen miktarın 12.08.1998 tarihinden itibaren değişken oranlı yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken usulü kazanılmış hak ilkesini de gözardı ederek 08.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’ nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 2.bendinde yer alan “08.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek” sözlerinin çıkarılarak yerine “12.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.