Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10365 E. 2010/12762 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10365
KARAR NO : 2010/12762
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ……ve Avukat … ile davacı vekili avukat …..’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile imzaladığı 24.5.1991 tarihli devre tatil sözleşmesi gereğince, …. İlçesi, …. mevkiinde bulunan … ve …. parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki …. Tatil Sitesinde I bölgesinde bulunan 2.tip 386 nolu evin 15. döneminde devre tatil hakkına sahip olduğunu, davalı tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557.000 TL. tutarında harcama yapıldığını, bu miktarın yenileme katkı payı adı altında devre sahiplerinin hisselerine düşen tutarlarda ödemeleri gerektiğinin bildirildiğini, oysa ki sözleşmenin 10. maddesinin c fıkrası gereğince, devre sahipleri olarak ödemekle yükümlü oldukları miktarın, işletme servis bedellerinden ibaret olduğunu ve bu bedeli de ödediğini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların devre sahiplerinden talep edilemeyeceğini, bu talebin 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının talep ettiği 746,25 TL. Yenileme katkı payı adı altında ödeme yapmakla sorumlu olmadığının tespitiyle bu konuda yaratılan muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
2010/10365-12762
Davalı, yenileme katkı payına ilişkin talebin, sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, karşı davada ise, yapılan bu imalatlar nedeniyle devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını, bu artış oranında da davalı-karşı davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 995,00 TL. tazminatın, zenginleşmenin meydana geldiği 21.4.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, davacının , yenileme katkı payı olarak talep edilen bedelin, 113,00 TL’lik miktarından borçlu olduğunun bakiye miktardan ise borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu dava ile, davalı şirket tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yapılan işler gerekçe gösterilmek suretiyle, “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasının talep edilemeyeceğini belirterek, borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise, yapılan yenileyici ve iyileştirici imalatlar nedeniyle devre tatil sahiplerinin hisselerine düşen bedeli ödemekle yükümlü olduklarını, bu nedenle davacının talebinde haklı olmadığını savunmuş, 2.3.2006 tarihinde açmış olduğu karşı dava ile de, davalı-karşı davacının sebepsiz zenginleşmesine dayanarak, tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davada, emsal bilirkişi raporları gereğince hüküm kurulmuş ise de, söz konusu raporda; 2001 yılından başlayarak 2006 yılı sonuna kadar, davalı şirket tarafından yapılan makul ve normal tamirat, tadilat, yenileme ve onarım giderlerinden, ünite ve devre başına düşen bedelin tespit edildiği ve buna göre davacının ünite tipine göre sorumlu olması gereken ” yenilem katkı bedeli ” ile ayrıca anılan raporda davacının sorumlu olduğu ” devre servis bedelinin ” de belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı tarafça 14.2.2005 tarihli yazı kapsamında talep edilen yenileme ve iyileştirme giderlerinden doğan yenileme katkı payı alacağının içinde, davalı şirketin hesaplayıp bildirildiği ve davacının da ödediğini bildirdiği servis ücretlerinin bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, yenileme katkı bedelinden ayrı olarak servis bedelinin davalı tarafça ayrıca talep edilip edilmediği araştırılarak, şayet ayrıca servis ücreti talep edilip davacı 2010/10365-12762 tarafça ödendiği tesbit edilirse şimdiki gibi, aksi halde talep edilen yenileme katkı bedelinin içinde servis ücreti de varsa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıca hesaplanan servis bedeli gözetilerek, davacının sorumlu olduğu yenileme katkı bedeli belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı-karşı davacı şirket tarafından, 2.3.2006 tarihinde açılan karşı dava ile , 21.4.2005 tarihi itibariyle devre sahibinin sebepsiz zenginleşmesinin meydana geldiği belirtilerek, bu tarihe kadar yapılan yenileme giderleri nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur. Mahkemece davalı-karşı davacının bu davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın, 2. Ve 3. bentleri gereğince davalı-karşı davacı şirket yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.