YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10380
KARAR NO : 2010/12047
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, böbreğinde taş bulunması nedeniyle, tedavi amaçlı olarak davalı doktora başvurduğunu, davalının ameliyat edilmesi gerektiği teşhisi nedeniyle, 10.5.2002 tarihinde ameliyat ettiğini, ameliyat sonrasında böbreğine diren takıldığını, akıntının devam etmesi neticesinde daha kuvvetli ilaçlarla tedavi edilmeye çalışıldığını, sonuç alamayınca böbreğinin alındığını, davalı doktorun hatalı ve kusurlu olması nedeniyle böbreğinin alınması neticesinde maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 Tl manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare 14.4.2009 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 54.461,00 ye çıkartmıştır.
Davalı, kusurlu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Asliye Ceza Mahkemesince alınan Yüksek … şurası kararı gereğince davalının 2/8 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile Bilirkişi tarafından belirlenen 54.461,35 Tl maddi ,15.000,00 Tl manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yüksek … Şurası 1219 sayılı yasanın hükmü ile CMUK
2010/10380-12047
66/3 maddesi anlamında ceza davalarında kendisine başvurulması zorunlu resmi bilirkişi isede; Hukuk Mahkemelerinde resmi ve kendisine başvurulması zorunlu bilirkişi değildir. O nedenle Hukuk hakiminin Yüksek … Şurası raporu ile bağlı olduğu söylenemez. (HUMK 286 md.).Ayrıca Asliye Ceza Mahkemesince verilen ilk kararın temyizi üzerine, Yargıtay tarafından Adli tıp kurulmundan yeniden rapor alınması yönünden kararın bozulduğuda dikkate alınarak, Mahkemece yeniden üniversitede oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek, davalıların açıklanan hukuki konum ve sorumlulukları, dosyada mevcut delilere birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, dayanak ve gerekçesi gösterilmek, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli düşünce içeren bir rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.