YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10652
KARAR NO : 2011/2250
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ihtiyaç kredisi kullandırıldığını ancak ödeme planına göre ödemelerini tam ve zamanında yapmaması nedeniyle 7.8.2008 tarihinde kredi hesabının kat edilerek tüm borcu ferileriyle ödemesinin talep edildiğini ancak ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını bildirerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı banka ile davalı arasında imzalanan 29.8.2007 tarihli ihtiyaç kredi sözleşmesi ile davalıya 20.000 TL kredi kullandırılmış ve bu kredinin 24 ayda geri ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı banka , davalının 1.10.2007 tarihinde başlayan geri ödeme planına uymadığını taksitleri eksik ödediğini ileri sürerek , 7.8.2008 tarihi itibarıyla kredi borcunun tamamı kat edilerek 7 günde ödenmesi için ihtar keşide etmiştir. Gönderilen ihtarın gereğini yerine getirmediği için davacı tarafından kredi borcunun tamamı için takip başlatılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.maddesinde özetle, geri ödeme planında öngörülen taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmememsi halinde banka dilerse ödenmeyen taksit veya taksitlerin ödenmesini talep edebilir. Ayrıca bankanın kalan borcun ve taksitlerin tamamının defaten ödenmesini talep hakkı da saklıdır, düzenlemesi getirilmiştir.
4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. 2010/10652-2011/2250
maddesinde “… Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.”hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan geri ödeme planında; 1.10.2007 ödeme başlangıç tarihli 24 ay taksitli 1 adet 1.101 TL, 23 adet 1.060 TL. Taksit olmak üzere toplam 25.499 TL olarak borcun belirlendiği ve davalının sadece taksit tutarları içinde yer alan ana para tutarlarını 655 TL, 668 TL. gibi miktarlarda ödediği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. O halde davalı borçlunun geri ödeme planında belirtilen tutarların tamamını ödemeyerek, birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmüş olduğunun kabulü gerekir. Ancak davacı bankanın kredi sözleşmesinin 14.maddesinde saklı tuttuğu hakkını kullanabilmesi için 4077 sayılı kanunun 10.maddesi hükmüne göre, birbirini izleyen en az iki taksidin belirlenerek ödenmesi, aksi halde bakiye tüm taksitlerin muaccel olacağı uyarısını taşıyan ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmesi gerekir. Davacı bankanın 7.8.2008 tarihli ihtarında temerrüde düşürülen borç yanında ileriye yönelik taksit miktarlarının da ödenmesi istenildiğinden bu ihtar 4077 sayılı kanunun 10.maddesi şartlarına uygun bir muacceliyet ihtarı olarak kabul edilemez ve dolayısıyla tüm kredi borcu için takip yapılamaz. Ancak davacı banka, davalının hesap katinde ve takip tarihinde halen ödemediği ya da eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte takip yapma hakkına sahiptir. Mahkemece, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,
peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.