Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10696 E. 2011/2536 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10696
KARAR NO : 2011/2536
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, galeri sahibi olan davalıdan 7.500 TL.na araç satın alıp karşılığında 5.2.2006 tarihli 7.500 TL.bedelli senet verdiklerini, bu senede karşılık davalının posta çeki hesabına 7.580 TL toplam para gönderdiklerini, ancak davalının senedi icra takibine koyduğunu, davalı ile aralarında başka bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalının mükerrer tahsilat yapmak istediğini ileri sürerek 7.500 TL.nın davalıdan tahsilini, mahkemece icra takibindeki borcun henüz bitmediği kanısına varılırsa davaya menfi tesbit davası olarak devam edilmesini istemişlerdir.
Davalı, para gönderilmesine dair kayıtlarda gönderen olarak ismi bulunan davacı …’nin borç ilişkisinde taraf olmadığını, kendisiyle davacı … arasında diğer davacı …’dan bağımsız bir borç ilişkisi bulunduğunu, Satılmış’ın kendisine borç olarak verdiği paraları ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının, davacı …’ın babasına olan borcunu ödediğini savunmakla başka bir hukuki ilişkiye dayandığı ve bu suretle ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalının savunmasını ispat edemediği, davalının mükerrer tahsil ettiği miktarın 5.200 TL olduğu gerekçesiyle 5.200 TL.nın davalıdan tahsilini ile davacı …’a verilmesine, icra takibinin kalan kısmı için borçlu olmadığının tesbitine, icra takibinin iptaline, davacı …’ın davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/10696-2011/2536
Davalının 5.11.2006 tanzim, 5.12.2006 vadeli ve borçlusu advacı …olan senedi 25.12.2006 tarihinde icra takibine koyduğu sabittir. Davacı … tarafnıdan 19.9.2006, 19.12.2006 ve 23.11.2006 tarihlerinde PTT havalesi ile davalının posta çeki hesabına toplam 7.580 TL gönderildiği ve ancak herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, cevap dilekçesinde, davacı …’ın kendisine var olan ve senetle ilgili bulunmayan borcunun ödediğini savunmuş, 6.1.2010/ tarihli dilekçe ile de, bu ödemenin davacı …’ın babası …’ye olan borcu nedeni ile yapıldığını bildirmiştir. Davalının gerek cevap dilekçesindeki ve gerekse 6.1.2010 tarihli dilekçelerindeki beyanları gerekçesi inkar niteliğinde olup, posta çeki ile yapılan ödemelerin takibe konu senede mahsuben yapıldığını ispat yükü davacılarda bulunmaktadır. Davacılar ödemelerin sened mahsuben yapıldığını ispatlıyacak yasal delil ibraz edememişlerdir. Bu nedenle davacıların iddialarını ispatladıklarının kabulü olanaksızdır. Ne var ki davacılar dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, iddialarını ispat zımnında davalıya yemin teklifinde bulunabilecekleri hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek ve davası açılmamış sayılan davacı … aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeksizin yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 445.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.