YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10959
KARAR NO : 2011/3977
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Tarım Ltd. Şirketinin … Bankasından kullandığı 04.05.2004 tarihli ve 40.000 YTL limitli krediye ilkin dava dışı … Yücel Özbek ile birlikte kefil olduklarını, dava dışı Meral Dokuyucu’nun da kredinin teminatı olarak taşınmazını ipotek verdiğini, daha sonra kredi limiti 26.11.2004 tarihinde 200.000 YTL’ye yükseltildiğinde kendisi ile dava dışı M. Yücel Özbek’in bu artışa da kefil olduklarını, limit artışı sırasında davalı …’ın da kredinin teminatı olarak taşınmazına ipotek koydurduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacaklı bankaca ipotek borçluları ve kefiller aleyhine ayrı ayrı icra dosyaları ile takibe girişildiğini, davalı … tarafından alacaklı bankaya 125.800 YTL ödeme yapıldığını, bunun üzerine bankanın, davalı …’den tahsil ettiği miktara karşılık olmak üzere İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2005/3417, 3714, 4079 sayılı dosyalarındaki hak ve alacaklarını …’a noterden düzenlenen 11.4.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik ettiğini, davalının banka tarafından açılan takibe yeni bir takip yapmadan kaldığı yerden devam ettiğini, icra dosyalarına 3.şahısların dışında … ve … tarafından ödenen toplam miktarın 127.814,62 YTL olduğunu ve kredinin 4 tane kefili bulunduğunu, toplam ödeme dörde bölündüğünde her bir kefilin ödemesi gereken miktarın 2010/10959 2011/3977
31.952,90 YTL olduğunu, kefillerin aralarında başkaca bir sözleşme bulunmadığı sürece birbirlerine karşı eşit miktarda sorumlu olacağını ve bu miktarlarda birbirlerine rücu haklarının olduğunu, ancak davalı tarafından devam edilen takip nedeniyle 203.424,75 YTL ödeme yaparak payına düşen 31.952,90 YTL miktardan 171.471,85 YTL fazla ödeme yapmış olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 171.471,85 YTL’lik fazla ödemesinden şimdilik 10.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 171.471,85 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davacının esasen asıl borçlu dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerini davacı ve dava dışı … Yücel Özbek’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kendisinin daha sonradan kredinin teminatı olarak banka lehine teminat ipoteği verdiğini, kredi sözleşmesini hiçbir şekilde imzalamadığını, banka tarafından başlatılan takip sonucu borcun büyük bir miktarının kendisi ve dava dışı oğlu … tarafından ödendiğini, daha sonra bankadan alacakları temlik alarak takibe devam ettiğini, kredi sözleşmesinin kefili olan davacının, kefil olmayan kendisinden istirdat talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı şirketin kullanmış olduğu krediye kefil olduğunu, davalının da şirketin kullanmış olduğu kredinin teminatı için taşınmazına banka lehine ipotek koydurduğunu, asıl borçlu şirket tarafından borcun ödenmemesi üzerine alacaklı banka tarafından kefiller ve ipotek verenler aleyhine girişilen takip sonucu davalı … tarafından ödeme yapılıp, yapılan ödeme kadar bankadan alacağın temlik alınarak takiplere banka yerine devam edildiğini, bu takip sonucu 203.424,75 YTL ödeme yaparak payına düşen 31.952,90 YTL miktardan 171.471,85 YTL fazla ödeme yapmış olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, taraflardan davacının kefil, davalının ipotek borçlusu olduğu ve birbirlerine karşı rücuya ilişkin bir sözleşme olmadığı, davalının bankaya yapmış olduğu ödeme neticesinde alacaklı banka yerine geçerek takibe devam etmiş olduğu, asıl borcun sona ermesi ve davacıya rücu imkânı olmamasına rağmen icra tehdidi ile davacıdan 203.424,75 TL tahsilât yapmış olduğu, bu miktar yönünden haksız iktisap koşulları oluşmakla, taleple bağlı kalınarak davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir.
Davalı, dava dışı şirketin kullandığı kredi için alacaklı banka lehine taşınmazına ipotek vermiş olup, 2010/10959 2011/3977
Bankanın yapmış olduğu takip sonucu alacaklı bankaya 125.800 TL ödeyerek alacaklı bankadan bu miktar kadar davaya dayanak temliknameyi almıştır. Dosya içinde bulunan resmi ipotek akit tablosunda, davalının kredinin ayrıca müşterek ve müteselsil kefili olduğuna dair bir belirleme de bulunmamaktadır. O halde davalı, alacaklı bankanın kefillere ve teminat veren diğer şahıslara karşı ileri sürebileceği hakları kullanabilir. Mahkemece, bu belirlemeye göre davanın reddi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.