Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11037 E. 2011/2757 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11037
KARAR NO : 2011/2757
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, kooperatif üyelerinin kullandığı sudaki kireç, küf, pas ve demir oksitlenmelerinin önlenmesi ve suyun temizlenmesi için davalı şirketten 3.000,00-TL bedelle satın alınan manyetik düzenleyicinin ayıplı olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere , 3.000,00-TL satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacıya satılan 2 inç kollaktörün davalıya iadesi ile bedeli olan 3.000,00-TL’nin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Davacı kooperatif, satış sözleşmesinin feshi ile satış bedeli olan 3.000,00-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davacıya satılan 2 2010/11037 2011/2757
inç kollaktörün davalıya iadesi ile satış bedeli olan 3.000,00-TL’nin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği belirtilerek, kısmen kabul nedeni ile reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davaya konu olan, ancak davacının talebi ve şartların oluşması halinde mahkemece hükmedilmesi mümkün bulunan faiz talebinin, asıl alacağa bağlı fer’i nitelikte bir alacak olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının dava konusu yaptığı asıl istemin kabulüne karar verilmesine karşın, davanın niteliği gözetilerek faizin başlangıç tarihine ilişkin talebin reddi nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davanın esasına ilişkin değil, şekli açıdan bir kısmen kabul kısmen ret kararıdır. Hal böyle iken işlemiş faize ilişkin harcı yatırılarak müddeabihe dahil edilmiş bir miktar olmadığı halde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 5. bendinde yazılı “Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan asgari avukatlık ücret tarifesine göre reddedilen kısım üzerinden belirlenen 500,00-TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin karardan çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.