YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11107
KARAR NO : 2011/358
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.4.2005 tarihinde dava dışı … ile davalı banka arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine kefil olarak imza attığını, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, takip üzerine ödeme yaptığını ancak limit artışı sözleşmelerine taraf olmadığından yapılan ödemenin istirdadını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kullanılan kredinin ticari kredi olduğu gerekçesiyle davaya bakmaya genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti
Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı banka ile dava dışı … arasında imzalanan sözleşmenin adı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi olarak yapılmış ise de, alınan kredinin taksitler halinde ödenmesine dair ödeme planının yapılmış olması ve banka tarafından gönderilen kredi sözleşmesinin eki belgelerde de tüketici kredisi ödeme planının sunulması karşısında, uyuşmazlığın tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin bulunduğu izlenimi vardır. Mahkemece, kullanılan kredinin ticari kredi olup olmadığı, krediyi kullanan kişinin tacir olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Öyle olunca, yapılacak araştırma neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar vermelidir. Aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı tarafından temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.