YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11384
KARAR NO : 2011/1754
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılardan …, davalı banka ile 21.2.2007 tarihinde 20.000.TL bedelli bireysel kredi sözleşmesi imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ile ipotek borçlusu … aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 2008/2567 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, aynı alacağa ilişkin olarak … ile dava dışı kefili Mevlüt Boru aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 2008/2568 sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip yapıldığını, yasal süreler için de takibe itiraz edilmediğinden takiplerin kesinleştiğini, aynı borç için iki ayrı takip yapıldığını, öncelikle davalı banka ile imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğu, zira her sayfanın ayrı ayrı imza edilmediği gibi bir suretinin de verilmediğini, geçerli olsa bile 4077 sayılı yasanın 10/b maddesindeki muacceliyet şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek kredi sözleşmesinin geçersizliği sebebi ile kredi sözleşmesine dayalı borçlarının olmadığının tespiti ile her iki icra takibinin iptali, olmadığı takdirde temerrüt ve muacceliyet ihtarlarının kanunda öngörülen şartları taşımadığı ve aynı borç için birden fazla takip yoluna aynı anda başvurulamayacağı nedeniyle takiplerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, takiplerin mükerrer olmadığını, zira tahsilde tekerrür olmamak kaydını içerdiğini, ayrıca yasada aranan muacceliyet ihtarının çekildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/11384-2011/754
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı banka, tüketici kredisi borçlusu olan davacı …’in borcunu ödememesi nedeniyle muaccel olan alacağın tamamı için icra takibinde bulunmuştur. 4822 sayılı Kanun’la değişik, 4077 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereği, muacceliyet şartının gerçekleşmesi için bunun sözleşmede kararlaştırılmış olması, tüketicinin birbirini izleyen en az 2 taksidi ödememesi ve en az 1 hafta süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerekmektedir. Sözleşmenin 7. maddesinde muacceliyet hakkı düzenlenmiş, davacının üst üste 2 taksitten fazlasını ödemediği belirlenmiş ise de, bankaca çekilen her iki ihtarnamede de borcun tamamının istendiği anlaşılmaktadır. Bu halde muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. Ancak icra takipleri 21.3.2008 tarihinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılmış olup, davalı bankanın bu tarihe kadar ödenmeyen taksitlerini talep etme hakkı vardır. Dosya içeriğinden davacı …’in 8 taksit tutarını ödedikten sonra ödemede bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece taraflardan bu konuya ilişkin delilleri sorulup, davacının takip tarihine kadar ödemediği taksitler belirlenerek bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.