Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11397 E. 2011/2561 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11397
KARAR NO : 2011/2561
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı müteahhitten 118,500 TL bedelle bir daire satın aldığını, davalı tarafça ön tarafta devam eden inşaat nedeniyle bağımsız bölümün manzarasının kapanmayacağının taahhüt edildiğini, dairenin satış bedelinin de bu taahhüde göre tespit edildiğini, ancak inşaatın yükselmesi üzerine manzaranın taahhüt edilenin aksine kapandığını, değer farkının ödenmesi için talepte bulunması üzerine davalının, yapmış olduğu farklı bir inşaattan rayiç bedelden %25 indirim ile satış yapmayı teklif ettiğini ve 6.3.2007 tarihli protokolü imzaladıklarını, ne var ki davalının rayiç bedeli 150.000 TL olan daireyi 275.000 TL olarak bildirip 200.000 TL’ye satmayı vaad ederek edimini yerine getirmekten kaçındığı, ayıplı ifadan dolayı zararının satış bedelinden %25 indirim ile 29.500 TL olduğunu bildirerek fazlası saklı olmak üzere 1.000 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bilahare talebini 25.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı müteahhitten almış olduğu dairenin manzarasının kapanması ve davalı tarafından verilen taahhüdün de yerine getirilmemesi üzerine ayıplı ifa nedeniyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya satılan dairenin manzaralı ve manzarasız olması haline ilişkin dava tarihi itibariyle rayiç değerleri belirlenerek her iki değer arasındaki bedele hükmedilmiştir. Dava konusu dairenin 118.500 TL’ye davacı tarafından satın alındığı ve manzarasının kapalı olduğu hususu sabit olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Öyle olunca, mahkemece dava konusu dairenin manzaralı ve manzarasız her iki rayiç değerinin sözleşmedeki satış bedeline oranlanmak suretiyle bulunacak bu bedele hükmetmek gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı mahkeme kararının davalı yararına (BOZULMASINA),peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.