Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11766 E. 2011/2294 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11766
KARAR NO : 2011/2294
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıya bireysel kredi kullandırıldığını ancak ödeme planına göre ödeme yapmaması nedeniyle 20.5.2009 tarihinde kredi hesabının kat edilerek tüm borcu ferileriyle ödemesinin talep edildiği ancak ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını bildirerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı banka ile davalı arasında imzalanan 23.2.2009 tarihli bireysel kredi sözleşmesi ile 3000 TL kredi kullandırılmış, bu kredinin 36 ayda geri ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davalı, 4.4.2009 tarihinde başlayan geri ödeme planına uymayarak 4.5.2009 tarihli ikinci taksiti ödememesi nedeniyle 20.5.2009 tarihi itibarıyla kredi borcunun tamamı kat edilerek 7 günde ödenmesi için gönderilen ihtarın gereğini yerine getirmediği için davacı tarafından kredi borcunun tamamı için takip başlatılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.maddesinde özetle, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde bankanın kredi borcunun tamamını talep hakkını saklı tuttuğu, müşterinin bu sözleşmede belirtilen ödemelerini taahhüt ettiği şekilde ödememesi halinde bakiye borcun ifasını talep edebilmesi için en az iki taksit ödemede temerrüde düşmesi gerektiği ve bankanın birbirini izleyen en az iki taksidi
2010/11766-2011/2294
ödemede temerrüde düşen müşteriye en az 1 hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunacağı,bu takdirde müşterinin muaccel borcu ve ferilerini ödemeyi taahhüt ve kabul edeceği kararlaştırılmıştır.4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde “… Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.”hükmü yer almaktadır. Buna göre davalının birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmüş olduğu da tartışmasız olduğuna göre davacı bankanın kredi sözleşmesinin 20.maddesinde saklı tuttuğu hakkını kullanabilmesi için 4077 sayılı kanunun 10.maddesi hükmüne göre birbirini izleyen en az iki taksidin belirlenerek ödenmesi, aksi halde bakiye tüm taksitlerin muaccel olacağı uyarısını taşıyan ve 7 gün süreli ihtarname gönderilmesi gerekir. Davacı bankanın 21.5.2009 tarihli ihtarı az yukarıda izah edilen hükümleri içermediğinden tüm borcun muaccel olduğundan bahsedilemez ve tüm kredi borcu için takip yapılamaz. Ancak davacı banka,davalının hesap katinde ve takip tarihinde halen ödemediği yada eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte takip yapma hakkına sahiptir.Mahkemece, davalının takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.