YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11926
KARAR NO : 2011/3082
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı arsa sahibi ve yükleniciden haricen satın aldığı ve bilahare tapusun aldığı taşınmazın eksik ve ayıplı yapılması,süresinde teslim edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tesbiti ile,satış bedeli için ödemeleri gerekin kısma isabet eden miktar için borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesin talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki 2010/11926 2011/3082
işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ,davacı, davalı arsa sahibi Hürmet ve yüklenici Seçgin’den ayrı ayrı harici sözleşme ile daire satın almıştır.Arsa sahibi ile yüklenici arasında resmi şekilde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi yoktur.Davacı taşınmazın irtifak tapusunu 7.1.2009 tarihinde üzerine almıştır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmaması halinde hukuken geçersizdir (MK.634, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri)Bu nedenle başlangıçta geçersiz olan taşınmaz satım sözleşmesi,taşınmazın tapusunun alınması ile hukuken geçerli hale gelmiştir.Dava konusu konut satımı sözleşmesi 4077 sayılı kanunu kapsamı içindedir
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.