Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11995 E. 2010/14134 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11995
KARAR NO : 2010/14134
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı …’den …marka otomobili, maliki olan diğer davalı …’ın verdiği vekaletname ile 03.02.2006 tarihindeki ön satış sözleşmesi ile satın aldığını, 8.400-TL ödeme yaptığını, daha sonra 1.200 Euro ile 1.800-TL olmak üzere toplam 3.670-TL ödeme yaptığını, davalı …’in üst model başka bir otomobil satmayı teklif ettiğini, 3.000-TL daha vererek davalı …’den yeni arabayı aldığını, ilk aldığı arabayı iade ettiğini, ancak birkaç gün sonra otomobilin sahibinin gelerek arabasını aldığını ileri sürerek, ödenen 12.070-TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, aracın maliki olduğunu, diğer davalı …’e aracı kiraladığını, satış konusunda yetki ve talimat vermediğini, satıştan haberi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, davalı …’ın rızasıyla aracını sattığını, sadece 8.400-TL aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı …’a yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle, davalı … yönünden açılan davanın kabulü ile 12.070-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı, davalı …’un kayıt maliki olduğu aracı davalı …’a vekâleten hareket eden diğer davalı …’den satın aldığını ileri sürmüştür. Dosya içinde bulunan belgelerden, davalı …’ın sahibi olduğu 07 NCZ 43 plakalı aracını satması için diğer davalı …’i 03.02.2006 tarihli vekâletname ile vekil tayin ettiği ve davalı …’in de bu vekâletnameye dayanarak 03.02.2006 tarihinde aracı davacıya sattığı anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davalı …’e satış için yetki veren diğer davalı …’a husumet düşmekte olup, mahkemece davalı …’ın sorumlu olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.