YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12092
KARAR NO : 2011/1688
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalı idarece yapımı üstlenilen …-… Belediye Projesi kapsamında konut almak üzere 18.05.2006 tarihinde konut almak üzere 3.000 TL’yi bankaya yatırdığını kura çekiminde hak sahibi olması durumunda sözleşmeye davet edilmesi gerekirken davet edilmediğini, bunun üzerine kendisinden peşinat olanak alınan 3.000 TL’nin iade edilmediğini belirterek 3.000 TL’nin faizi ile beraber iadesini istemiştir.
Davalı; Gerekli tebligatların ve ilan işlemlerinin dava dışı ilgili belediye tarafından yapılması gerektiğini, imzalanan sözleşmede davacının gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamaması halinde yatırmış olduğu başvuru bedelinin iade edilmeyeceğini taahhüt edildiğini ve buna göre 3.000 TL’nin idareye sözleşmenin hükümleri gereğince irat kayıt edildiğini belirterek açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; Davalının satışa çıkardığı konutlardan almak üzere peşinat olarak yatırdığı paranın davalı tarafından iade edilmediğini ileri sürerek, yatırdığı bedelin iadesini talep etmiş, davalı ise, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının sözleşme imzalamaya gelmediği için, yatırılan peşinatın irat kaydedildiğini belirterek davanın reddini dilemiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme imzalamaya davet etme yükümlülüğünün davalıya ait olup olmadığı ve ait ise davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisinde mevcut, taraflar arasında tanzim edilen 18.05.2006 tarihli taahhütname içeriğine göre; protokol gereğince, her türlü bildirimin davacının ikametgah adresine yapılması veya adi posta ile tebligat yapılabileceği, sözleşme imzalanmaması halinde ise yatırılan peşinatın iade edilmeyeceği belirtilmiş olup, delil sözleşmesi niteliğinde protokol hükümlerine göre davacıya usulüne uygun bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı TOKİ, her ne kadar sözleşme imzalamaya davet sorumluluğunun dava dışı ilgili Belediye tarafından yerine getirileceğini ileri sürerek davanın reddini dilemiş ise de; Davacı ile davalı arasında tanzim edilen protokolde bu yönde bir hüküm bulunmamakta olup, davacının, sözleşmenin gerçekleşmemesinde bir kusuru bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda belirtilen nedenler nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.