Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12288 E. 2011/1931 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12288
KARAR NO : 2011/1931
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; Davalılar ile 2004 yılında adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, buna göre davalılar ile birlikte firmaların hukuk işlerini yapacaklarını, alınan paraların ise ortak havuza aktarılacağını daha sonra ise paylaşılacağını ancak davalılar ile sözleşme kapsamında ortak … yapmadıkları halde kendisinin eski müvekkillerinden alınan paraların ortak havuza aktarıldığını, havuzdaki paradan kendisine yalnızca 7500 Dolar ödendiğini, bakiye 7500 Dolar’ın ise davalılar tarafından alındığını, ayrıca havuza kendisi tarafından 3.000 Dolar para yatırıldığını belirterek, toplam 10.500 Dolar karşılığı 6.375. TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı …; Adresinin …’de olduğunu bu nedenle mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini ayrıca sözleşmede imzası olmadığını, sözleşmenin tarafı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … ise; ikametgahının … olup, … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca tarafların tacir olup, işin ise ticari nitelikte olduğunu bu nedenle Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu belireterek, davanın usulden ve esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece Dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın yetkili ve görevli … Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve Davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
2010/12288-2011/1931
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-HMUK 9.maddesinde genel yetki kuralı düzenlenmiş olup, anılan madde hükmüne göre “Her davanın, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görüleceği” belirtilmektedir. Her ne kadar Mahkemece, davalıların ikametgahının … ilçe sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile yetki yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Davanın açıldığı tarih itibariyle davalı …’un dava dilekçesindeki adreste ikamet etmekte olup, daha sonra bu adresinden nakil aldığı dosya içerisindeki Nakil ilmuhaber belgesinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ve dava açıldıktan sonraki ikametgah değişikliğinin yetkili mahkemeyi belirlemekle sonuca etkili olmadığı gibi HUMK 10.maddesi gereği sözleşmenin ifa olunacağı yer mahkemesi de davaya bakmaya yetkilidir. BK 73 maddesi gereği para borcu aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ikametgahında ifa edilir. Alacaklı ikametgahı Sarıyer olduğuna göre para alacağına ilişkin bu davaya bakmak Sarıyer Mahkemelerinin yetkisi içinde kalır. Mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan neden ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1,25 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 14.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.