YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12330
KARAR NO : 2011/1727
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, İzmir 1. İcra Müdürlüğü’ nün 2006/1896 Esas sayılı takip dosyası ile ilgili olarak davalı …’ e 16.01.2006 tarihli vekaletname ile verdiği yetkilerini 31.07.2006 tarihli azilname ile geri aldığını ve bu azilnameyi de 02.08.2006 tarihinde icra dosyasına ibraz ettiğini fakat davalı …’in vekili sıfatıyla icra dosyasındaki alacağını 22.08.2006 tarihinde diğer davalı …’ na temlik etmiş olduğunu ileri sürerek, öncelikle davalılar arasında yapılan 22.08.2006 tarihli temlik sözleşmesinin iptaline bunun mümkün olmaması halinde temlik bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacının alacağın temliki hususunda davalı …’e yetki verdiğini, ve bu yetkiye istinaden alacağı kendisine devrettiğini, davalı … ise, davacının verdiği vekaletnamedeki yetkisine istinaden ve azledildiğini bilmeden temlik işlemini yaptığını, temlikin geçerli olduğunu, davacının alacağının davalı … tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 31.07.2006 tarihli azilname ile verdiği yetkilerini geri aldığı davalı …’ in buna rağmen İzmir 1. İcra 2010/12230 2011/1727
Müdürlüğü’ nün 2006/1896 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağının davalı … tarafından vekili sıfatıyla 22.08.2006 tarihinde diğer davalı …’ na temlik edildiğini bu nedenlerle öncelikle davalılar arasında yapılan 22.08.2006 tarihli temlik sözleşmesinin iptaline bunun mümkün olmaması halinde temlik bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “BK 398.maddesince vekilin vekaletinin nihayet bulduğunu ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlemlerde müvekkilin sorumlu olacağı bütün dosya kapsamından, dosyada mevcut icra müdürlüğü dosyalarından davacının azilnamesinin davalı ….e ulaştığına dair delil bulunmadığı, davacı yanca tebliğin kanıtlanamadığı, Borçlar Kanununun yukarıda belirtilen hükmü gereğince davalının vekil sıfatının temlik tarihinde devam ettiği, davalının, kendisine verilen vekalet gereği, yetkili kılındığı işlemi yaptığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, davacı öncelikle davalılar arasında yapılan 22.08.2006 tarihli temlik sözleşmesinin iptaline bunun mümkün olmaması halinde temlik bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemesine rağmen mahkemece sadece davacının temlik sözleşmesinin iptali talebi ile ilgili olarak hüküm kurulmakla yetinilmiş, temlik bedelinin davalılardan tahsiline yönelik talebi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Buna göre; davacının temlik bedelinin davalılardan tahsiline yönelik talebi yönünden de işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.