YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12360
KARAR NO : 2011/2728
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının satın aldığı taşınmaz konusunda aracılık ettiğini, komisyon bedeli olarak davalıya 15.000TL bedelli ve 25.8.2007 vadeli senet verdiğini, bu senedin 12.500TL’lik kısmını ödediğini, senedin sonradan doldurulduğunu, senedin kısmen ödenmesine rağmen tahrif edilerek 115.000TL olarak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, senet uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, herhangi bir taşınmaz satışı hususunda davacıya aracılık etmediğini, davacıya sattığı 4 adet bağımsız bölümün bedelinden geriye kalan borç için senet düzenlendiğini, senette tahrifat yapmadığını, davacıdan 115.000TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senetteki imzanın davacıya ait olduğunun sabit olduğu, miktar yönünden senetteki rakam ve yazı ile yazılan kısım arasında fark olması halinde yazı ile yazılan kısma itibar edilmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre senedin yazı ile yazılan kısmında herhangi bir ilave ve tahrifat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının taşınmaz satın alımında kendisine aracılık yaptığını, komisyon bedeli olarak davalıya 15.000TL bedelli senet verdiğini, davalının bu senette tahrifat yapmak suretiyle 115.000TL üzerinden icra takibine koyduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu öne sürerek, takibe konu senet uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki
2010/12360-2011/2728
davayı açmıştır. Davalı, herhangi bir taşınmaz satışı hususunda davacıya aracılık etmediğini, davacıya sattığı 4 adet bağımsız bölümün bedelinden geriye kalan borç için senet düzenlendiğini, senette tahrifat yapmadığını, davacıdan 115.000TL alacaklı olduğunu savunmuş, mahkemece miktar yönünden senetteki rakam ve yazı ile yazılan kısım arasında fark olması halinde yazı ile yazılan kısma itibar edilmesi gerektiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre senedin yazı ile yazılan kısmında herhangi bir ilave ve tahrifat bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporlarına göre davaya konu senedin rakam kısmında bulunan 15.000 rakamının önüne “1” rakamının sonradan eklenmek suretiyle senette tahrifat yapıldığı anlaşılmakta olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Kural olarak TTK.nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 588/1 maddesi gereğince bono bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunur.Ancak Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereğince bu kural rakam ile değer bildiren bölümde tahrifat yapılmaması halinde uygulanır.Bu durumda davaya konu senedin yazı ile miktar bildiren kısmına itibar edilemez.Öyle olunca mahkemece davaya konu senedin 15.000TL üzerinden düzenlendiği kabul edilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.