YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12361
KARAR NO : 2011/2269
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Türkiye’de bulunduğu sırada yapılan anlaşma sonucu davalıdan iki adet hereke halısı satın aldığını, halıların davalı tarafından Almanya’ya gönderildiğini, teslim edilen halıların satın aldığı halılar olmadığını görünce davalı şirkete müracaat ettiğini ancak sonuç alamadığını, yaptırdığı tesbitte halıların hereke ipeği olmayıp Çin ipeği olduğunun ortaya çıktığını, halıların sözleşmeye uygun olmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshine ve davalıya satış bedeli olarak ödediği 14.500 Euro nun davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, esas yönden de satışa konu halıların teslim edilen halılar olduğunu, açılan davanın haksız ve yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışa konu halılar ayıplı olmadığından davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı halıların ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi ile ödenen satış bedelinin tahsilini istemiş, davalı halıların ayıplı olmadığını, teslim edilen halıların satılan halılar olduğunu savunmuş ve mahkemece halıların ayıplı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Satıcı davalı tarafından düzenlenerek davacı alıcıya teslim edilen 22.3.2004 ve 23.3.2004 tarihli faturalarda halıların hereke halısı olduğu belirtilmiştir. 2006/106 değişik … tesbit dosyasında 2010/12361-2011/2269
düzenlenen birikişi raporunda ; halıların menşei Çin, imalatında kullanılan ipliklerin hammadesinin ise çin ipeği olduğu, keşif esnasında görülen halılar ile faturada belirtilen sözleşme konusu olan halıların aynı olmadığı ve iki halının değerinin satış tarihi itibariyle 7.500 EURO ( KDV dahil ) olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 18.6.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise; halıların hereke düğümü ile ipekten el dokuması ile yapılmış olduğunu, halıların orijinal hereke halısı olmayıp hereke desenli ipek halı olduklarını, satış sözleşmesindeki vasıflarına uygun oldğunu, sözleşmede orijinal hereke halısı olduğunun açıkca belirtilmediğinin, satış fiyatının da satış tarihine göre uygun olduğu belirtilmiştir. Dava konusu halıların düzenlenen faturada hereke halısı olduğu belirtildiği halde teslim edilen dava konusu halıların orijinal hereke halısı olmadığı az yukarda açıklanan her iki bilirkişi raporundan da açıkca anlaşılmakdadır. İbraz edilen faturalar, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından satıma konu halıların ayıplı olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece davacının Tüketici yasasından kaynaklanan seçimlik haklardan sözleşmeden dönme ve satış bedelini isteme hakkını kullandığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17.02.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalı şirketten 22-23.03.2004 tarihinde 14.500 EURO’na satın aldığı İpek Hereke Halısının kendi satın aldığı halılar olmadığını, bu hususta gerek Almanya’da ve gerekse … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/106 D-… sayılı dosyasında bilirkişiye yaptırdığı muayene sonucu halıların Çin İpeği halı olup ayıplı oldukları ve 7.500 EURO değerinde bulunduğunun tesbit edildiğini ileri sürerek, davalının ayıba karşı tekeffül borcu nedeni ile satış sözleşmesinin feshi ile 14.500 EURO satış bedelinin ödetilmesini istemiştir.
Davalı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, zamanaşımının dolduğunu ve ayıbında zaten sözkonusu olmadığnı, sözleşme kapsamında İpek Hereke Halılarının teslim edildiğini, satış bedelinin de pıyasa rayicine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesinde halıların “Orijinal Hereke Halısı” olacağı hususunda kararlaştırma olmadığı, satışa konu halıların sözleşmedeki özelliklerine ve bedeline uygun olduğu, ayıplı olmadığı gibi herhangi bir gizli ayıbının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğunca bozulmuştur.
Davacı, Türkiye’de davalıdan 22-23.03.2004 tarihinde satın aldığı iki adet İpek Hereke Halısının muayenesini Almanya’da ve Türkiye’de D…. tesbit dosyasında yaptırdığını, satışa konu halıların kendi satın aldığı halılar olmayıp, sözleşmeye uygun olmaması, Çin ipeği halı olmaları dolayısı ile, ayıplı olmaları nedeniyle sözleşmenin feshi ile ödenen bedelin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Oysa ki davacının davada öne sürdüğü ayıpların sözleşmenin feshini gerektirecek bir ayıp olmadığı dosya içeriğinden özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Teslim edilen halılar Çin ipeği halı değil, İpek Hereke Halısıdır. Sözleşmede açıkça “orijinal ipek Hereke” halısı satışına dair kararlaştırma yoktur. Öte yandan bilirkişi marifetiyle saptanan değerlerince serbest piyasa fiyatlarına aykırı düştüğü de açıkca kabul edilemez. Zira bilirkişi raporunda bu değerlerin tüm esnafça kabul edilen rayiç olması gereken değerler olduğu ” Orijinal İpek Hereke Halısının” 30.000 EURO değerinde olduğunu belirtmiştir. Bu yönü itibariyle de olayda davacının aldatılması, hileye muhatap kılınması gibi bir durumun varlığından söz edilemez. Öyle ise mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Hükmün onanması gerekir düşüncesindeyim.