YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12476
KARAR NO : 2011/1729
KARAR TARİHİ : 08.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının … vatandaşı olup uzun zamandır kendisine baktığını, bu hizmetleri karşılığı kendisine 3 daire aldığını, para verdiğini, 13.3.2006 tarihinde bankada bulunan 648.047.77.TL’ yi çekerek 70.000 Euro ve 20.000 USD aldığını, müdürün odasında otururken memurun geriye 500 kaldı dediğini, bunu 500.YTL olarak anlayıp davalı adına vadeli mevduat hesabı açtırdığını, eve gelince cüzdanı davalıya verdiğini, sonrasında davalı adına açtırdığı hesabın 500.000,00.YTL olduğunu fark ettiğini, bankayla görüştüğünde vade sonu hallederiz dendiğini,durumu davalıya anlattığını, vadesinin dolmasına birkaç gün kala davalının şahsi eşyaları, parası ve hesap cüzdanı ile evden kaçtığını, paranın kendisine ait olduğunu ileri sürerek, banka hesabındaki 500.000,00.YTL’ nın bankada kaldığı süre içerisinde işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine istemiştir.
Davalı, 1995′ den beri davacı ile dini nikahlı olarak yaşadıklarını, kendisinin babasından ve eşinden kalma mal varlığının olduğunu, bu parayı davacıya verdiğini, evleri kendi parası ile aldığını, bankaya yatırılan paranın da kendi parası olduğunu, resmi nikah yapmadığı için evi terk ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, davanın reddine dair 23.06.2008 tarih ve 2006/382 Esas 2008/526 Karar sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine “Davacı, kendisine ait parayı çekerek döviz aldığını, kulaklarının ağır işitmesi ve yanlış anlaması nedeniyle bakıcısı olan davalı adına 500,00 YTL yerine 500.000,00 YTL lik vadeli hesap açtırdığını, durumu sonradan fark ettiğini, vade sonunun dolmasını beklerken davalının evden kaçtığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, paranın aslında kendisine ait olduğunu, eşi ve babasından kaldığını, Türkiye’ye gelince yatırım Yapsın diye davacıya verdiğini, evleri de kendi parası ile satın aldığını savunmuştur. Davalı hesabına yatırılan paranın davacı hesabından çekildiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca paranın aslında kendisine ait olduğunu ileri süren davalının bu iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Kaldı ki yurt dışından gelen bir şahsın daha önceden tanımadığı, kendisine resmi nikah bile yapmayan birisine bu kadar büyük bir parayı yatırım yapsın diye teslim etmiş olması da hayatın olağan akışına pek uygun düşmemektedir. Mahkemece davalıdan bu konu ile ilgili delil ve belgeleri sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması” gerekir gerekçesiyle Dairemizce bozulması üzerine, mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulü ile 500.000.TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bankada vadeli hesapta bulunan 500.000.00.TL’ nın bankada kaldığı süre içerisinde işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davaya konu paranın, bankada mevduat hesabına yatırıldığı ve halen de bu hesapta bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Asıl alacağa sahip olanın, semeresine de sahip olacağı kuşkusuzdur. Davacı, bankadaki mevduat hesabında bulunan paranın faizini munzam zararı olarak talep ettiğine göre mahkemece, davacının bu yöndeki talebi doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.