Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12918 E. 2011/3090 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12918
KARAR NO : 2011/3090
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, Türkiye’ye tatil için geldiğinde kendisini davalı … AŞ nin temsilcisi olarak tanıtan … ile yaptığı harici sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, satış bedelinin bir kısmını bu davalıya bir kısmını da Zekinin talimatı ile diğer davalılara ödediğini ancak taşınmazın tapusunu alamadığını,başkası adına tapulu olduğunu öğrendiğini bildirerek ödediği 115.400 Euronun … ve …’ın kendisine ödenen kısımla sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen ve ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın … AŞ yönünden husumetten reddine, …, …, … yönünden kısmen kabulü ile 112.400 Euronun (taleple bağlı kalınarak 10.000 Eurosunun …’dan,42.400 Eurosunun …’dan)dava tarihinden itibaren Euro cinsinden vadeli mevduata uygulanan yıllık en yüksek faizle fiili ödeme tarihinde TL karşılığının davalılardan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, geçersiz sözleşme için ödediği bedelin davalılardan (… ve …’ın kendilerine 2010/12918-2011/3090
gönderilen miktarla sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,ancak müştereken ve müteselsilen ibaresi yazılmamıştır. Davalı …’nin kendisine ait olmayan taşınmazı davacıya satıp bedelinin bir kısmını bizzat bir kısmını da talimat verdiği diğer davalılara gönderilmesini sağlayarak tahsil ettiği, el ve işbirliği ile hareket ettikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece hüküm altına alınan miktarın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Nevarki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 2.bendinin silinerek yerine “davanın …, …, … yönünden kısmen kabulü ile, 112.400 Euronun ( taleple bağlı kalınarak, …’ın 42.400 Euro,…’ın 10.000 Euro ile sorumlu tutularak)müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak yıllık en yüksek faiz işletilerek fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının bu davalılardan alınıp davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine”cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.