Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12977 E. 2011/827 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12977
KARAR NO : 2011/827
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı tarafından … ’da inşa edilen konutlardan birini 9.5.2006 tarihli sözleşme ile satın aldığını, konutun, sözleşmede taahhüt edilen 16 aylık süre sonunda teslim edilmemesi nedeniyle geç teslimden kaynaklanan kira kaybı zararına uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3000 TL kira kaybı tazminatının, konutun teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş, 17.5.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 6.668,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın ıslah edilmiş şekli ile faiz başlangıç talebi yönünden kısmen kabulüne, 6.668,00 TL’nin, 3.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, 3.668,00 TL’lik kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan kira kaybı tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, davacı ıslahla 2010/12977 2011/827
birlikte toplam 6.668,00 TL kira kaybı tazminatının tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar davacı, dava konusu tazminat miktarına, konutun teslimi gereken tarihten itibaren faiz yürütülmesini talep etmişse de, dava ve ıslah dilekçesinde, işlemiş faiz miktarını açıkça belirterek, ayrı bir alacak kalemi olarak göstermemiştir. O halde, davada reddedilen bir miktar bulunmadığından, mahkemece faiz başlangıcının dava tarihi olacağı gerekçesi ile, faiz başlangıcı yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddedildiği belirtilmek suretiyle, davacının masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince, mahkeme kararının, “Hüküm” başlıklı bölümünün, (4) ve (5) No’lu bentlerinin tamamen karardan çıkarılarak yerine (4) no’lu tek bir bent şeklinde, “Davacı tarafından yapılan, toplan 293.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.