Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1304 E. 2010/7404 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1304
KARAR NO : 2010/7404
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; Davalının 15.000,00 TL alacağına ilişkin olarak aleyhinde icra takibinde bulunduğunu, takipte hiç bir dayanak belge olmadığını, böyle bir borcunun da olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davalının kendisine yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği, Menfi Tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğu, bu halde davalının alacağını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Davalının temyiz dilekçesinin dosyadaki tebligat parçasına göre süresinden sonra verildiği anlaşılmış ise de; gerekçeli kararın davalıya tebliğ edildiğine dair tebligat parçasında, davalının evde olmadığı gerekçesi ile “komşuya haber verildiği” belirtilmiş olmasına rağmen bu hususun komşu imzası ile tasdik edilmediği bu halde tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerektiği, davalının karardan haberdar olduğunu belirttiği 13.01.2010 tarihi dikkate alındığında temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmakla, işin esasına girilerek yapılan inceleme sonunda;
Dosya içerisinde mevcut tebligat parçalarının incelenmesi neticesinde; Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiğine dair tebligat parçasında, tebliğ tarihinin bulunmadığı yine davalının evde bulunmadığı gerekçesi ile “komşuya haber verildiği” belirtilmiş olmasına rağmen bu
2010/1304-7404
hususun komşu imzası ile tasdik edilmediği bu halde; Tebligat kanunu 20-21.maddeleri gereğince, usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan bahsedilemeyeceği anlaşılmış olmakla, taraf teşkili sağlanmaksızın, davalının cevap dilekçesi sunmadığı belirtilerek, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 205.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 31,5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.