Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1326 E. 2010/10409 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1326
KARAR NO : 2010/10409
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı Y.. K.. ve vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu Kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalının ½ oranında hissesine sahip olduğu taşınmazı toplam 122.000 TL ye harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, sözleşme bedelinin 65.000 TL’sini peşin verdiğini, daha sonra anlaşmanın bozulduğunu, davalının aldığı 65.000 YTL peşinattan, 21.08.2007 tarihinde eşinin banka hesabına 20.000 TL aktardığını, daha sonra elden 1.000 TL ödeme yaptığını bakiye 44.000 TL’nin ödenmediği gibi girişilen icra takibinede itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere İnkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Takip konusu asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı … ile dava dışı ortağı … arasında zemin artı iki normal katlı apartmanın birinci katının alım-satımı konusunda 27.2.2007 tarihli harici sözleşme yapıldığını, bina bedelinin davalıya ödendiğini, bakiye ödenmeyen 44.000 YTL’nin iadesi için yapılan icra takibine davalınını itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 24.3.2008 günlü kararında davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde; dava konusutapulu taşınmazı, davalıdan resmi olmayan sözleşme ile satın alan davacının ödediği bedelin tahsiline ilişkin olup, icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmamıştır. Buna göre icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı geriktirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün bir no’lu bendinde yer alan “Takip konusu alacağın %40 oranındaki icra-inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin Reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.