YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13302
KARAR NO : 2011/1713
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı idareye bağlı okulun … nolu su abonesi olduğunu,bu abonelikten doğan su borcu nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacı idare görevlilerinin aylık dönemler halinde okuma yapmadığını, okumaların düzensiz olduğunu, su sayaçları okunmadan fahiş tutarlı faturalar düzenlendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,123.959,61 TL asıl alacak, 102.213,22 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 226.172,83 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacı davaya konu icra takibinde davalı Bakanlığa bağlı okulun abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin asıl alacak miktarının yanında, fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden itibaren işletilen gecikme zamlarının tahsilini talep etmiştir. Ne var ki dosyada davalı tarafça kullanılan su bedellerine ilişkin fatura bulunmamaktadır. Kural olarak temerrüt faizi istenebilmesi için talebe konu alacak için fatura tanzim edilip bunun davalıya tebliği 2010/13302 2011/1711
gerekir. Mahkemece bu konuda inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi,dava konusu aboneliğe ilişkin sözleşme dosyada bulunmaması nedeniyle süresinde ödenmeyen alacağa 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı uygulanacağına dair hükmün olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacı, ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulmuş bir kurum olup, dava konusu su bedellerine ilişkin alacak da, amme alacağı sayılmadığı gibi, geç ödenmesi halinde 6183 sayılı yasada yer alan gecikme zammının uygulanacağına dair de herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı, ancak bu konuda bir kararlaştırmanın bulunduğunu ispat ettiği takdirde, dava konusu ödenmeyen fatura bedeli alacaklarına 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı uygulanmasını isteyebilir. Aksi durumda ise, fatura bedellerine, son ödeme tarihlerinden itibaren ancak yasal faiz uygulanmasını talep edebilir. O halde mahkemece açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak, abonelik sözleşmesi celbedilip, sözleşmede, ödenmeyen fatura bedeli alacaklarına 6183 sayılı yasada öngörülen oranlarda gecikme zammı uygulanacağına dair hükmün olup, olmadığı veya bu hususa ilişkin Tarifeler Yönetmeliğine atıfta bulunulup bulunulmadığı incelenerek,bu yönde bir hüküm bulunması halinde faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı yasada öngörülen gecikme zammı oranları üzerinden hesap yapılarak, gecikme zammı miktarlarının bu şekilde tespit ve tahsiline karar verilmesi, bu hususta herhangi bir hüküm ve atıf bulunmaması halinde,davacının “ çoğun içinde azda vardır” kuralı gereği yasal faiz talep edebileceği nazara alınarak, yasal faize hükmedilmesi gerektiği halde mahkemece yeterli inceleme yapılmadan yazılı şekilde gecikme zammı uygulanarak hesaplama yapılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bent gereğince, davacının tümü ,davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 7.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.