Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13457 E. 2011/3543 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13457
KARAR NO : 2011/3543
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının maliki olduğu taşınmazı 31.01.2001 tarihli sözleşme ile satın aldığını, satış bedelinin davalıya ödendiğini, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca tapu devrinin 30.06.2002 tarihine kadar verileceği, tapu devrinin sağlanamaması halinde davalıya ödenen miktarın % 50 fazlasının davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının tapu devrini sağlayamadığını ileri sürerek davalı tarafa ödenen 150.000 TL satış bedeli ile sözleşmenin 6.maddesi uyarınca belirlenen satış bedelinin % 50 fazlası olan 75.000 TL ile fazla hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz üzerine iyiniyetle yapılan 300.000 TL inşaat imalat bedelinin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı, eldeki davayla Davalının maliki olduğu taşınmazın kendisine satımı konusunda anlaştıklarını, bu nedenle satış bedelini ödediği gibi taşınmaza iyiniyetle 2010/13457 2011/3543
faydalı ve zaruri masraflar yaptığını ,davalının tapudan devri vermemesi üzerine zarara uğradığını , ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece ,satışın resmi şekil şartlarını taşımadığından geçersiz olduğunu,bu nedenle aktin ifası ,cezai şart ve tazminat istenemeyeceği ancak tarafların verdiklerini geri isteyebilecekleri gerekçesi ile davacının davalıya ödediği 146.700 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir.Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere Tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması yasal zorunluluktur. (TMK.706, BK.nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. md.) Ne varki, bu dava ile istenen akdin aynen ifası olmayıp, akdin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkindir.
Sözleşme yapma vaadi ile güven telkin edilmiş olan tarafın sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan zararının karşılanması gerektiği gerek doktrinde gerekse uygulamada kabul edilmektedir. Sözleşme yapılması düşüncesiyle yani uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar “ menfi zarar” olup, böylelikle sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan masrafların sözleşmeyi yerine getirmeyen tarafın karşılaması kabul edilmiştir. Aksinin kabulü davacı tarafça yapılan imalatlar davalı yedinde kalacağı için sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurur. Diğer bir anlatımla sözleşmenin yapılacağına güven duyan tarafın zararının diğer tarafça karşılanması gerekir. Öyle olunca, davacı taşınmaza iyiniyetle yaptığı masrafları isteyebileceğinden , bu doğrultuda araştırma ve inceleme yapılmalı, gerektiğinde bu hususta bilirkişiden rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda l. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği usul ve yasaya aykırı olan hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.