Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13559 E. 2011/2915 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13559
KARAR NO : 2011/2915
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, adına Kayıtlı bulunan ve işyeri olarak kullandığı dükkanın bitişinde bulunan ve davalı adına kayıtlı bulunan dükkanı 06.02.2003 tarihinde harici sözleşme ile 17.000 TL’si peşin olmak üzere toplam 27.000 TL ye satın aldığını ancak davalının dükkanı tapuda üzerine devretmediğini, davalının dava dışı borcu nedeni ile icra dosyasında bu dükkanın satışına karar verildiğini belirterek, satışın tedbiren durdurularak, dava konusu dükkanın kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama esnasında ise davasını ıslah ile, dükkanın rayiç değerinin veya satış bedeli olarak ödediği paranın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Yargılama esnasında, davacı tarafından imzalanmış feragatname sunarak, davanın feragat nedeni ile reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın Kısmen Kabulüne, 17.000 TL’nin, dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı; davalı ile yaptığı harici sözleşme nedeni ile para ödediğini ancak devrin gerçekleştirilmediğini
belirterek, sözleşmeye konu taşınmazın gerçek değerini veya verdiği paranın iadesini talep etmiş yargılama esnasında ise davalı tarafından dosyaya sunulan ve imzası tarafınca inkar edilmeyen feragatnamenin, mahkeme huzurunda yapılmadığı için geçerli olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise; Davacının davaya konu dükkanı icra dosyasında kendisinin 19.000 TL ye satın aldığını, daha sonra oturup karşılıklı anlaşma yapılarak “feragatname ve ibra senedi” verildiğini belirterek davanın feragat nedeni ile reddini dilemiştir.
Bilindiği gibi “İbra”, alacağın tasfiyesini içeren tasarrufi bir sözleşmedir. Gerek öğretide ve gerekse uygulamada ibranamenin varlığı, bir borcun tam yada kısmen ifa edilmeden sona ermesini sağlayan özel bir sukut nedeni olarak kabul edilmektedir. (Fevzi Necmettin Fevzioğlu, Borçlar Hukuku Umumi Hükümler Cilt II, İst. 1969, Sayı 351) Diğer bir ifade ile ibra, alacaklının borçlusunu borcundan beri kılmak onu borçtan kurtarmak amacıyla yapılan bir sözleşmeyi ifade etmektedir (Von Tuhr.Borçlar Hukuku- Cevat Edege Çevirisi,Cilt II Sh.695). Somut olayda da davacı tarafından dosya içerisine sunulan 24.04.2008 tarihli “feragatname ve İbra” başlıklı belge içeriğine göre; “eldeki dava dosyasından doğan tüm hak ve alacakların haricen alınmış olduğu ve bu haklardan feragat edildiği” belirtilmektedir. Öyle olunca mahkemece imzası davacı tarafından inkar edilmeyen taraflar arasındaki “feragatname ve İbra” başlıklı belgenin dikkate alınmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenler ile davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3.bentte açıklanan nedenler ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 1.25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 229.50 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.