YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13651
KARAR NO : 2011/2666
KARAR TARİHİ : 23.02.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 15.04.2006 tarihli sözleşme ile 85.000.00-TL. bedelle daire satın aldığını, 25.000.00-TL’.sini peşin ödediğini ve kalan 60.000.00-TL.’yi da dairnin teslim tarihi olan 30.05.2007 tarihinde ödemek üzere 60.000.00-TL. Bedelli bono verdiğini, davalının sözleşmede belirtilen sürede daireyi teslim edemediğini buna rağmen 09.05.2008 tarihinde 50.000.00-TL. ödediğini, sözleşmeye ek hüküm konularak bakiye 10.000.00-TL. borcun, 3.250.00-TL.si, gecikmeden kaynaklanan kira tazminatına mahsup edilerek kalan 6.750.00-TL. borcun, sözleşme şartları yerine getirildiğinde ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davalının yenileme anlaşmasına göre borç muaccel olmadan 6.750.00-TL. üzerinden … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8141 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu ve 30.05.2007 tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen faiz ve masrafları ile birlikte toplam 12.009.00 TL’ nın icra tehdidi altında tahsil edildiğini bu nedenlerle; 12.009.00-TL.’nin, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla
2010/13651-2011/2666
mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, tüketici davacı ile satıcı davalı arasında konut satışından kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.