YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13722
KARAR NO : 2011/5258
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankaya ait kredi kartını kullandığını, kendisinden üyelik aidatı alınması sonucu Tüketici Hakem heyetine şikayette bulunduğunu ve hakem heyetine üyelik aidatının kendisine iadesine karar verildiğini, kartıyla ATM de işlem yaparken karta ATM tarafından el konulduğunu, bankadan sorduğunda hakem heyetine şikayet nedeniyle karta el konulduğunun bildirildiğini, stajyer avukat olduğu ve başka geliri olmadığı için sıkıntıya girdiğini ve bu durumun kendisinde manevi acıya yol açtığını, sözleşmedeki hükmün haksız şart niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek 3.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmede üyelik ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu hükme aykırı davranması nedeniyle karta el konulduğunu, haksız şart niteliğinde olmadığını, manevi tazminat koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin standart sözleşme olup, sözleşmenin tek taraflı feshine olanak veren hükmün haksız şart niteliğinde olduğu, 5464 sayılı yasadaki hükümlere aykırı olarak kartın iptal edilmesinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının kullandığı kredi kartının, üyelik aidatı olarak ödenen paranın iadesine ilişkin davacı şikayeti üzerine verilen hakem kararı nedeniyle banka tarafından iptal
2010/13722-2011/5258
edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Öte yandan sözleşmede üyelik ücreti alınacağının kararlaştırıldığı da sabittir. Davacı, davalıya ait kredi kartını kullanması nedeniyle, davalı banka tarafından bildirilen ücreti, sözleşmede hüküm olsun yada olmasın ödemekle yükümlüdür. Bir başka deyişle, davalı banka üyelik ücreti ödenmeden kart verme yükümlülüğünde olmayıp, sözleşmedeki buna dair kararlaştırmada haksız şart niteliğinde bulunmamaktadır. Davacının ödediği üyelik ücretini Tüketici Hakem Heyeti vasıtasıyla ispat ettirmesi nedeniyle davalının da kredi kartını iptal etmesi sözleşmeye aykırı olmadığı gibi, kredi kartının iptal edilmesinin kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmesi de olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın bütünüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektiri.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 39.65 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.