Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1376 E. 2010/3012 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1376
KARAR NO : 2010/3012
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalıya ait “Kavacık markası ile tescilli içme suyunun Dikmen bölgesinde dağıtım ve satımı konusunda 10.03.2004 tarihli” sözleşme ile bayilik verildiğini, yaptığı tanıtım ve pazarlama işlemlerinden sonra oluşan talep artışı sonunda davalının bölgede başka bir firmaya da bayilik verdiğinin tespit edilmesi üzerine bu duruma son verilmesi için ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen verilen bayiliğin geri alınmadığını ve zarara uğradığını, … 7 Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 8.060,50 YTL zarar hesaplandığını ileri sürerek bu miktarın 09.11.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, düzenlenen sözleşmenin bedelsiz bayilik sözleşmesi olduğunu, idarenin aynı bölgede başka bayilikler tahsis etmesine engel olmadığını, gerektiğinde idarenin sözleşmeyi tek taraflı fesih edebileceği gibi sözleşmenin fesih edilmesi halinde tarafların herhangi bir hak talebinde bulunmayacağının düzenlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının iddiasına göre, tek satıcılık sözleşmesine dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalının bayisi iken başka firmaya da bayilik verildiği gerekçesiyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek, haksız rekabet nedeniyle kar mahrumiyetinden doğan maddi zararın tazmini için … bu davayı açmış bulunmaktadır. Taraflar arasında varlığı kuşkusuz olan bayilik sözleşmesinde davacının dağıtım yapacağı bölgede tek bayi olacağına dair herhangi bir kararlaştırma olmadığı analaşılmaktadır. Sözleşmenin, 13. Maddesinde “sözleşmenin taraflardan herhangi birinci ve tek taraflı olarak fesh edilmesi halinde, diğer tarafça herhangi bir hak talebinde bulunulamaz.” hükmü bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacı sözleşmeşi feshederek müspet zararının talep edemez. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 10.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.