Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13884 E. 2011/3437 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13884
KARAR NO : 2011/3437
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı; davalıdan olan alacağının davalı ile imza edilmiş 06.01.2006 tarihli protokolden kaynaklandığını, bu protokolle davalının, borçlusu dava dışı … olan … 1.İcra Müdürlüğünün 2003/382 E. sayılı dosyasında, protokol tarihi itibariyle birikmiş dosya borcunu ödemeyi şahsen taahhüt ettiğini, buna dayalı olarak da borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında borcun tahsili için … 4.İcra Müdürlüğünün 2006/5348 E sayılı dosyasından takip başlattığını ancak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; protokolü dava dışı müvekkili … ‘na vekaleten imzaladığını, dolayısıyla da vekil olarak davacıya karşı şahsi bir sorumluluğunun olamayacağını, protokol tarihi itibariyle borcun 7.000,00 TL olduğunu ve kendisi tarafından bu borcun 5.200,00 TL’lık kısmının yatırıldığını, davacının 7.500,00 TL’lık talebinin uygun olmadığını savunarak, davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece “Davacının dayandığı protokol’ün 06.11.2006 tarihini taşıdığı, icra takibine ise 31.03.2006 tarihinde geçildiği, takip tarihi itibariyle düzenlenmiş ayrı bir protokolün olmadığı dolayısıyla takip tarihi itibariyle de doğmuş bir alacağın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/13884 2011/3437
1-Davacı; Dava dışı … ’nun takip borçlusu olduğu icda dosyasındaki alacağının tahsili için davalı ile protokol yapıldığını ve davalının borcu ödemeyi şahsen üstlendiğini ve fakat ödemediğini, yapılan icra takibine ise itiraz ettiğini, protokol metni altındaki 06.11.2006 tarihinin “06.01.2006” olarak anlaşılmasını gerektiğini belirterek, itirazın iptalini talep etmiş, Davalı ise; protokolü vekaleten imzaladığını, davacıya karşı şahsi bir sorumluluğunun olamayacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davacının, davalı aleyhine başlattığı, 31.03.2006 tarihli ilamsız takip talebinde, borcun nedeni olarak davalı ile aralarında yaptıkları 06.01.2006 tarihli protokolü göstermiştir. Her ne kadar, protokol başlıklı belgenin altındaki tarihin takip tarihinden sonraki bir tarihi (06.11.2006) taşıdığı anlaşılmış ise de; bu tarihin, “06.01.2006” tarihi olarak kabulü gerektiği, zira aksini düşünmenin dosya kapsamına, olayların gelişimine ilişkin kronolojik sıralamaya uygun düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece protokol tarihinin “06.01.2006” tarihi olarak kabulü ile yargılamaya devam ile hüküm tesisi gerekirken aksi görüş ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına bozulmasına, 2.bentte gösterilen neden ile davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.